Kooperatif tarafından üyelere eşitlik ilkesine aykırı, kura çekimi yapılmaksızın farklı metrekarelerde yer tahsisi yapan genel kurul kararlarının iptali istemi.
Özet: Bu hukuki metin, bir kooperatif üyesinin, kooperatifin genel kurul ve yönetim kurulu kararlarıyla gerçekleştirilen arsa tahsislerini, üyeler arasında kura çekilişi yapılmadan, talepler dikkate alınmadan ve Kooperatifler Kanununun eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde, avantajlı parsellerin belirli üyelere haksızca dağıtıldığı iddiasıyla iptal ettirme veya geçersizliğini tespit ettirme taleplerini içermektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/305 E., 2025/1209 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2020/481 E., 2022/860 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin herhangi bir kura çekilişi yapmadan ve üyelerinin taleplerini değerlendirmeden üyelere 2500 m², 5000 m², 10.000 m² ve 20.000 m² olmak üzere değişik metre karelerde yer tahsisi yaptığını, davalı kooperatifin 20.000 m² daha avantajlı olan yerlerinin hangi üyelere ve neye göre tahsis edildiğinin belli olmadığını, davalı kooperatif 29.08.2020 tarihli genel kurulda 06.08.2020 tarih ve 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ve daha önce alınan 30.10.2017 tarihli ve ... numaralı yönetim kurulu kararı ile ve ekli listelerinin onaylanmasının istendiğini ancak kura çekimi yapılmadan yapılan bu tahsisin ve bu yönde alınan yönetim kurulu kararının Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek davalı kooperatif 29.08.2020 tarihli genel kurulun 7. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.11.2012 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 27.09.2012 tarihli taahhütnamede kooperatifin faaliyetleri doğrultusunda müvekkilinin 10.000 m² alan tahsis edilmesini istediğini ve kooperatifçe müvekkilinden taahhütname alındığını, davalı kooperatifin 29.08.2020 tarihinde yapılan genel kurulunda müvekkiline 2.500 m² alan tahsis edildiğini, müvekkilinin ödediği aidatların iade edileceğinin ihtar edildiğini belirterek davalı kooperatifin 29.06.2013, 25.06.20 16... .08.2020 tarihli genel kurul kararlarının ve 30.10.2017 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti, aksi halde kararların iptalini talep etmiştir.II. CEVAP1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkil kooperatife 06.01.2011 tarihine yönetim kurulu kararı ile üye olduğunu, müvekkili kooperatifin Anasözleşmesinin 59. maddesine uygun hareket ettiğini, 29.08.2020 tarihinde yapılan genel kurulun 7 nolu gündem maddesinini 43 kabul ve 23 red oyuyla genel kurul toplantısında kabul edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 29.08.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına vekili aracılığı ile katıldığını, iptalini istediği gündem maddesi ile ilgili muhalefet şerhi koymadığından iptal davası açamayacağını, yine önceki genel kurul kararlarının iptal talebinin hukuken mümkün olmadığını, davacının 05.11.2012 tarihinde yönetim kurulu kararı ile kooperatife üye olurken 10.000 m²'lik üyeli istediğini taahhütname başlıklı arz dilekçesi ile belirtmiş ise de bunu tek taraflı talepname olduğunu talebin kooperatif tarafından onaylanmadığını, genel kurul toplantısında gündem maddesinin 43 kabul oyuna karşı 16 red oyu ile genel kurul tarafından onaylandığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı tarafça davalı kooperatifin 29.08.2020 tarihli genel kurulunun 7. maddesi ile üyelere tahsis edilen üyelik tiplerini ve metrekare bilgilerini içeren 06.08.2020 tarih ve 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararıyla ekli listesinin ve bu yönde daha önce alınmış olan 30.07.2017 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının onaylanması ve üye tiplerine göre üye listesinin hazırlanması ve üye sayısının sınırlandırılmasının görüşülmesine ilişkin karar alındığı ancak davacının bu konuda muhalefetini tutanağa bildirerek iptalini istediği, birleşen davada ise davalı kooperatifin 29.06.2013, 25.06.20 16... .08.2020 tarihli genel kurul kararlarının ve 30.10.2017 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti aksi halde kararların iptalinin talep edildiği, davalı kooperatifin 30.07.2017 tarihli, 2017/18 sayılı yönetim kurulu kararıyla kooperatif ortaklarının tahsis alanlarını belirlediği ve söz konusu karar ekindeki listede davacının 5.000 m², birleşen dosyada davacının 2500 m² olarak belirtildiği, yine 06.08.2020 tarih, 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ile Kooperatif Üyelerine Tahsis Edilen Alanların Belirlenmesine Yönelik Yönetim Kurulu Kararı alındığı ve tahsis edilecek yerlerin tip ve metrekarelerinin A tipi olarak 1.250 m², B tipi 2.500 m², C tipi 5.000 m², D tipi 10.000 m², E tipi 20.000 m² olarak belirlendiği, 29.08.2020 tarihli genel kurulun 7. maddesinde 06.08.2020 tarih, 2020/20 sayılı yönetim kurulu kararı ve ekli listesiyle daha önce alınan 30.10.2017 tarihli, 2017/18 sayılı yönetim kurulu kararlarının onaylanarak oy çokluğuyla kabul edildiği, tahsis yönteminin uygulanmasının nispi eşitlik ilkesi ve kooperatif Ana Sözleşmesinin 59. maddesi kapsamında Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine aykırı olmadığı gerekçesi ile asıl davada 29.08.2020 tarihli genel kurul kararının iptali koşullarının mevcut olmadığı, birleşen davada davacının 29.08.2020 tarihli genel kurulda vekili vasıtasıyla temsil edildiği ancak muhalefet şerhinin bildirilmediğinden genel kurul kararının iptali talebi yönünden dava şartının mevcut olmadığı, yine birleşen dava yönünden diğer dava konusu olan 29.06.20 13... .06.2016 tarihli Kooperatif Genel Kurulu'nda arsa tahsisine yönelik bir karar alınmadığı, her ne kadar 30.10.2017 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti de talep edilmiş ise de Kooperatifler Kanunu'nda yönetim kurulu kararlarının iptali düzenlenmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sadece kooperatif Anasözleşmesinin 59. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, eşitlik ilkesine aykırılığın hem kura çekimi yapılmaması, hem de talep toplamada ve dağılımda üyeler arasında eşitsizliğe dayandığını, 2006 yılından tahsis kararının alındığı 2020 yılına kadar tüm üyeler kooperatife eşit miktarda aidat ödemesine rağmen bazı üyelere üstünlük tanımış ve 20.000 m² yer tahsis edildiğini beyan etmektedir.2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; 29.08.2020 tarihli genel kurul toplantısında oylanan 2017/ 18... /20 sayılı yönetim kurulu kararlarının müvekkiline tebliğ edilmediğini, 29.08.2020 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını, müvekkilinin toplantı gündeminden toplantı öncesinde haberdar olamadığını, 29.08.2020 tarihli genel kurulda yer tahsisine ilişkin alınan kararın açıkça eşitlik ilkesine yasa ve Anasözleşmenin emredici hükümlerine aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkile tahsis edilen 10.000 m² alanın 2.500 m²'ye düşürülmesi sonrası müvekkilin ödediği fazla aidatların iade edileceği ihtar edildiğini ancak bu durumun genel kurul toplantısından sonra gönderilen ihtarname ile müvekkile ihtar edilmesinin açıklanamayacağı beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada davalı kooperatif 29.08.2020 tarihli genel kurulun 7. maddesinin iptali, birleşen davada davalı kooperatifin 29.06.2013, 25.06.20 16... .08.2020 tarihli genel kurul kararlarının ve 30.10.2017 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti, aksi halde kararların iptali istemine ilişkindir.1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, her ne kadar asıl davada davacı vekilince ek temyiz dilekçesi ile gündeme bağlılık ilkesi ihlal edildiğini savunmuş ise de süresinden sonra sunulan ek temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler dikkate alınmamıştır.2.Yerel mahkeme birleşen davada dava konusu 30.10.2017 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti, aksi halde kararların iptalini isteme ilişkin talebine yönelik mahkemece yönetim kurulu kararı aleyhine dava açılamayacağından birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de; Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi atıfıyla Kooperatifler Kanununda aksine hüküm bulunmayan hallerde, TTK'nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, yürürlükten kaldırılan 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanununda Yönetim Kurulları kararları aleyhine dava açılabileceğine ilişkin bir hüküm yer almazken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 391. maddesinde Yönetim Kurulunca alınan kararlarda bu maddede sayılan kararlar hakkında batıl olduğunun tespiti talebiyle dava açılabileceği düzenlenmiş olduğundan mahkemenin Yönetim Kurulu kararları aleyhine dava açılamayacağına ilişkin hukuki gerekçesi yerinde değildir.Ancak dava konusu Yönetim Kurulu kararının müstakil hukuki sonuç doğuran bir karar olmayıp 29.08.2020 tarihinde alınan Genel Kurul kararının uygulanması niteliğinde olduğu, Genel Kurul aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı gibi davacı üyenin tabi olduğu statüye göre TTK'nun 391. maddesindeki eşitlik ilkesinin de ihlal edilmediği gözetilerek anılan bu gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nun 370/2-4 maddesi gereğince hükmün İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik resen yapılan incelemede sonucu itibariyle doğru olan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.