Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibinin irade fesadı iddiasıyla denkleştirici adalet ilkesi temelinde tapu iptali ve bağımsız bölüm değer farkı talebi.
Özet: Davacı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği arsa payına düşen dairelerin ve nakit bedelin, diğer hissedarın payına göre hileli, orantısız ve düşük değerde dağıtıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil veya denkleştirici fark talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi irade fesadı veya açık orantısızlık bulunmadığına hükmederek tapu iptalini reddetmiş, ancak davacının arsa payına isabet eden bağımsız bölüm ve nakit bedel değeri ile kendisine verilenler arasındaki farkın davalıdan tahsiline karar vermiş, bu kararı istinaf mahkemesi onamış, davacı ise yüksek enflasyon, şerefiye değerlerinin eksik tespiti ve usuli hatalar gibi gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
6. Hukuk Dairesi         2026/219 E.  ,  2026/665 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2617 E., 2024/2731 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşova Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/419 E., 2024/132 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazın devirden önce 14/36, diğer malik ...'un ise 22/36 hisseli malik olduğunu, yüklenicinin dava konusu taşınmaz üzerinde 44 daireden oluşan proje yaptığını, %30 oranı üzerinden 12 daire ve 500.000,00 TL karşılığında sözleşme yapıldığını, müvekkilinin tapudaki hisse oranına göre 12 daireden müvekkile 4,66 daire; 500.000,00 TL'den ise 194,444,44 TL düştüğünü, ancak müvekkiline sadece 4 daire verileceğinin belirtildiğini, şekle uyulmadan, hile ile sözleşme imzalandığını, müvekkile verileceği ifade edilen dairelerin diğer hissedar ...'a verilecek daireler ile aynı konum ve şartlarda olması gerekirken buna aykırı davranıldığını ileri sürerek, davalı ... adına kayıtlı ve tescili yapılacak olan dava konusu A-3, A-4, A-7, A-8, A-11, A-12, A-15, A-16 no'lu dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile denkleştirici adalet ilkesi gereği benzer nitelikteki bağımsız bölümlerin aynı nitelikte olanları ile şerefiye payları da dikkate alınarak denk düşecek bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline, aksi halde bağımsız bölümlerin rayiç değerleri arasındaki farkın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı, davalı ve yüklenici firmanın yaptıkları sözleşmede projeyi ve taşınmazların krokisini gösterir belgeyi beraber imzaladıklarını, hangi dairelerin kime düşeceğinin davacı ve davalı tarafından imzalanmış belge ile açıkça ortada olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Dahili dava...Pazarlama Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların davacı adına 06.10.2022 tarihinde tescil edildiğini, irade fesadı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmeye uygun oluşturulan krokiyi, projeyi ve paylaşımı kabul eden davacının talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmelerde tarafların imzalarının bulunduğu ve yargılama kapsamında bir imza inkârının bulunmadığı, tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere davacının sözleşmelere etki eder bir irade fesadı veya baskı altında bulunmadığı, paylaşımda açık bir orantısızlığın da bulunmadığı, tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacı ve davalıya düşen bağımsız bölümler toplamının ise 4.799.566,46 TL olduğu, tarafların kat karşılığı inşaat sözleşmesi öncesindeki tapu kayıtlarına göre bu toplam bedelden davacıya (14/36 hisseye) düşmesi gereken bedelin 1.866.498,06 TL olduğu, ancak davacıya verilen bağımsız bölümlerin değerinin ise 1.549,063,24 TL olduğu, 317.434,82‬ TL ile artık paydan gelen 500.000,00 TL’den davacı hissesine düşen 194.444,44 TL toplamı 491.906,76‬ TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine, davalı şirket bakımından ise terditli talep yönünden pasif husumet bulunmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmelerin imza edildiği dönemlerde ciddi baskı, zorlama ve tehditler yapıldığını, müvekkiline dairelerin yönü, konumu, şekli de gösterilmeden iradesi fesada uğratılarak zarara uğratıldığını, raporda belirtilen bedellere açıkça itiraz ettiklerini, yüksek enflasyon ve paranın değerindeki aşırı düşüşlerin de dikkate alınması gerektiğini, hisse oranına göre dairelerin taraflara hangi sayıda ve hangi şekilde düşmesi gerektiğinin de raporda tespit edilmesi gerektiğini, davalıya düştüğü iddia edilen daireler ile müvekkiline düşen daireler arasında konum, şekil, cephe koşullarının değerlendirilmediğini, şerefiye değerleri de ayrıca eklenmesi gerekirken bu oranın sadece % 10 olarak çok düşük bir bedel olarak tespit edildiğini, davalı ... yönünden ikincil talepleri kabul edildiğinden ilk talep yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davalı şirketin dosyaya dahili davalı olarak eklenmesine mahkemece karar verildiğinden bu davalı yararına da vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil aksi halde tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.