Mahkumiyet hükmü verilen gündüz vakti hırsızlık teşebbüsü dosyasında Yargıtay 2. Ceza Dairesi, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
Özet: Sanığın diğer şahıslarla birlikte bir depodan bakır kabloları çalmaya teşebbüs etme suçundan aldığı mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 04.09.2012den itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresi de dahil olmak üzere 12 yıllık kanuni zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü bozulmuş ve yeniden yargılama ihtiyacı bulunmadığından, sanık aleyhindeki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/12002 E.  ,  2026/9348 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/353 E., 2024/97 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın, temyiz dışı diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte bina niteliğindeki depodan gündüz vakti suça konu bakır kabloları çalmaya teşebbüs etmesi şeklinde gerçekleşen eylemine uyan, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35 maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/2, 67/4 maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin(hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran 1 yıl 4 ay 7 günlük süre de eklendiğinde) suç tarihi olan 04.09.2012'den inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.