Hırsızlık suçundan erteli cezada denetim süresi sonunda kamu davası düşürülmesi ve adli sicil arşiv kaydı silme yetkisi yönünden kanun yararına bozma kararı.
Özet: Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi üzerine, ertelenen bir hırsızlık cezasının denetim süresi başarıyla tamamlandığında yasalara göre cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve sadece savcılıkça yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği, ayrıca adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işlemlerinin 2012 yılından itibaren münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yerel mahkemece verilen erteli ilamın kayıtlardan düşürülmesine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2026/2875 E.  ,  2026/7526 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2005/473 E., 2006/180 K.
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Erteli ilâmın düşürülmesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/8874 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki hükme aykırı olarak, cezası ertelenen sanığın denetim süresini yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirmesi halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde,
2-Karar tarihinden önce 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği ve yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı nazara alındığında, 11.04.2012 tarihinden itibaren adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlü ... hakkında Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2006 tarihli ve 2005/473 E., 2006/180 K. sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522/1, 59... sayılı Kanun’un 4-6. maddeleri gereğince erteli 450 YTL adlî para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiği, bilahare hükümlü müdafiinin 19.11.2024 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin 2005/473 Esas - 2006/180 Karar sayılı dosyada 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığını, bu cezanın tecilli olduğunu, müvekkilinin 16.05.2006 kesinleşme tarihinden dilekçe tarihine kadar herhangi bir suç işlemediğini, bu nedenle müvekkilinin arşiv kaydının silinmesi talep etmesi üzerine Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile “Hükümlü müdafiinin talebinin kabulüne, 2005/473 Esas sayılı dava dosyasında mahkumiyete konu erteli ilamın yasal koşulları oluşmakla kayıtlardan çıkarılmak üzere düşürülmesine” karar verildiği anlaşılmış ise de;
Hükümlü ...'ın, arşiv kayıtlarında yer alan hırsızlık suçu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olup, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, Anayasa’nın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerin, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren Yasa’nın 12. maddesinin 1. fıkrasındaki koşulların oluşması hâlinde silinmesi olanaklı hâle gelmekle birlikte, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı bulunup bulunmadığı anlaşılamadığından, anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, 11.04.2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanun’la, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca, 11.04.2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemlerinin, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceği gözetilmeden, hükümlü müdafiinin talebinin yasaklanmış haklarının geri verilmesi talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek bu hususta bir değerlendirme yapılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2005/473 E., 2006/180 K. sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, verilen kararın infaz aşamasında verilen ve infaza ilişkin kararlardan olması nedeniyle, “aleyhe sonuç doğurmama ilkesi”nin bu karar bakımından geçerli olamayacağının gözetilmesine, gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.