Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde, müteahhidin iskan ruhsatı alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davanın reddi ve bu kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, inşaatın tamamlandığı iddiasıyla bağımsız bölüm tescilini talep eden müteahhit davacının, iskan ruhsatı alınması için mahkemece kendisine defalarca verilen makul ve yeterli sürelere rağmen müracaatta dahi bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararı, istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek usul ve yasaya uygun bulunmuş, dolayısıyla bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
6. Hukuk Dairesi         2025/971 E.  ,  2026/644 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1431 E., 2024/1260 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/446 E., 2020/302 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisleri ...'ün, yazlık inşaa etmek üzere 11.06.1993 tarihinde adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile anlaştıklarını, anlaşmaya göre 2 no'lu dairenin taşınmaz maliki davalılar murisi ...'e, 1,3 ve 4 no'lu dairelerin ise davacı müteahhit adına tescil edileceğinin kararlaştırıldığını, inşaatın 4 katlı olarak yapıldığını ancak aradan 25 yıl geçmiş olmasına rağmen bağımsız bölümlerin tescilinin gerçekleşmediğini, sözleşme tarafı muris ... vefat edince; davalılar adlarına 30.07.2004 tarihinde intikal tapusu düzenlendiğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin 11.06.1993 tarihli sözleşmeye göre davacı ve davalılar adlarına tesciline ve mevcut tapu kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi heyet raporunda iskan ruhsat işlemi için davacı tarafa makul bir süre verilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu doğrultuda davacı tarafa 06.02.2020 tarihli duruşmada 2 hafta kesin süre, 14.04.2020 tarihli duruşmada gelecek duruşma gününe kadar, 30.06.2020 tarihli duruşmada tekrar iki hafta kesin süre, son olarak 13.10.2020 tarihli duruşmada da sonuçları ihtar edilerek iki hafta kesin süre verildiği, ... Belediyesi' tarafından 12.10.2020 tarihli müzekkere cevabında dava konusu parsele ilişkin herhangi bir dosya kaydının bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar davacı vekilince son celse de gerekli müracaatın yapılacağı dolayısıyla yeniden süre verilmesi talebinde bulunulmuş ise de, verilen süre toplamı öngörüldüğünde, mahkemece verilen sürelerin makul ve yeterli olduğu, ancak buna rağmen ruhsat işlemi için müracaat başvurusunda dahi bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın bitmiş olmasının sözleşmeyi geçerli hale getirdiğini, yapı kayıt belgesi, iskan olmasa da müteahhidin bu belgeyi almakla yükümlü olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, tapu maliklerinin bu belgeyi daha kolay alabileceklerini, bina bittiği için bu belgeyi alma yükümlüsü olduklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.