Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığa usulüne uygun tebligat yapılmaması ve adli para cezasının gün karşılığının belirtilmemesi nedeniyle asliye ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.
Özet: Yargıtay, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararını, sanığa MERNİS adresine tebliğ edilen duruşma davetiyesinde, yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurulacağına dair ihtaratın bulunmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümlerine aykırılık teşkil ettiği; ayrıca, mala zarar verme suçundan hükmedilen adli para cezasının, Türk Ceza Kanununun 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı miktar belirtilmeden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle kanun yararına bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/452 E., 2016/910 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2026 tarihli ve KYB-2026/2701 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"1-Dosya kapsamına göre, sanığa İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından duruşma gününü bildiren davetiye, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 29/09/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve sanığın savunması alınmaksızın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; somut olayda, sanığın mernis adresine gönderilen duruşma davetiyesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını da içermediği anlaşıldığından, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 52/1 ve 2. fıkrasında “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer alması karşısında, sanık hakkında mala zarar verme suçundan 50 gün adli para cezasına hükmolunmasına rağmen TCK'nun 52. maddesi uyarınca gün karşılığı olan adli para cezası hesaplanmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEMahkemenin, dosyadan el çektikten sonra hükümlü hakkında, mala zarar verme suçundan verilen adlî para cezasının, günlüğünün kaç TL'den paraya çevrildiğinin kararda belirtilmediğinden bahisle vermiş olduğu 08.05.2017 tarihli ek kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan hükümlünün duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilmesinden sonra duruşmaya gelmez ise yokluğunda yargılamaya devam edilerek hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeksizin, hükümlünün MERNİS adresine çıkarılan ve anılan ihtarı içermeyen duruşma davetiyesinin tebliği ile yetinildiği anlaşılmakla; hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye tebliği sağlanmadan ve hükümlünün savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 50 gün adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/1-2. maddeleri gereği bir gün karşılığı takdir edilecek miktar ile tayin edilen tam gün sayısının çarpılması suretiyle hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlünün 50 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/452 Esas, 2016/910 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.