Danıştay 8. Dairesi, ticari amaçlı yolcu taşımacılığında aracın 60 gün men edilmesi kararının temyiz edilemez denilerek mahkemeye erişim hakkının engellenmesini kanun yararına temyizle bozdu.
Özet: Başsavcılık, ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapan aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararının kesin olarak verildiği ibaresinin hukuka aykırı olduğunu, 2577 sayılı İYUKun 46. maddesi uyarınca 30 günden fazla ticari faaliyeti engelleyen kararlara karşı temyiz yolunun açık olması gerektiğini, kararın kesin olarak belirtilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini savunarak, bu tür yargı kararlarının Anayasanın 40. maddesi ve adil yargılanma hakkı kapsamında kişilerin kanun yollarına başvurmasını engellediği gerekçesiyle kanun yararına temyiz edilmesini talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/443Karar No : 2025/6944Kanun Yararına Temyiz Eden : ... BaşsavcılığıDavacı :... Davalı : ... ValiliğiVekili : Av. ... İstemin Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istemidir.Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hâkimi: ...Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.Danıştay Başsavcısı : ...Düşüncesi : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdarî Dava Dairesi'nin ...... tarihli ve E:... K... sayılı kararının; kesin olarak verilmesinin hatalı olduğu, temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilmesi gerektiği ileri sürülerek kanun yararına temyiz edilmesi talebiyle Başsavcılığımızı bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi: Geçerli bir çalışma izni bulunmaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle davacıya ait aracın altmış gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz edilebilecek kararlardan olup olmadığı irdelenerek, kararın kesin olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlâl edip etmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.Âdil yargılanma hakkı Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6., maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesi gereği mahkemelere erişme imkanı olmayan bir hukuk devleti tasavvur edilemeyeceğinden, mahkemeye erişim hakkı âdil yargılanma hakkının tabii bir parçasıdır. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek olup, ilgililerin mahkemeye başvurmasını engelleyen uygulamaların mahkemeye erişim hakkını ihlâl edeceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde çok dereceli yargılama sistemini zorunlu kılan bir hüküm bulunmamakta ise de istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceğinin kanunda belirtilmiş olması hâlinde ilgilinin kanun yolu incelemesini yapacak mahkemeye de erişebilmesi gerekir. Hangi yargı kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceğinin belirlenmesi görevi kararı veren mahkemeye ait olmakla birlikte ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen kararın kesin olarak verildiği ifadesinin kararda yer alması, kanun yoluna başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Bu kararlara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulduğunda, üst kanun yolu mercii alt derece mahkemesinin kararının kesin olup olmadığına ilişkin kararı inceleyerek usule aykırı görürse kararı kaldırarak esastan inceleme yapabilir.Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralına yer verildiğinden, Devlet organlarınca tesis edilen işlemlere karşı başvurulacak yargı mercileri veya idari merciler ile başvuru süresinin işlemde gösterilmesi gerekmektedir. Anayasanın bu hükmüne yargı organları da uymak zorunda olduklarından, yargı kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolu varsa hangi kanun yoluna ne kadar süre içerisinde başvurulabileceğinin kararda gösterilmesi gerekir. Bu itibarla, istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması kanunen mümkün olduğu hâlde başvurulabilecek kanun yolunun bulunmadığı yönündeki hatalı yargı kararlarının ilgilileri kanun yoluna başvurmaktan alıkoyması sebebiyle mahkemeye erişim hakkının kullanılmasını zorlaştıracağı kuşkusuzdur. Hüküm fıkrasında kesin olduğunun belirtilmesi nedeniyle temyiz edilmeyen Bölge İdare Mahkemesi kararının mahkemeye erişim hakkının kullanılmasını engelleyip engellemediğinin anlaşılabilmesi için temyizi kâbil kararlardan olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun temyiz edilebilecek yargı kararlarını sayma suretiyle belirleyen 46. maddesinin (d) bendinde yer alan "belli bir ticarî faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemler" ibaresi irdelenerek dava konusu işlemin bu kapsamda olup olmadığı belirlenmelidir. Davacıya ait aracın, altmış gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin ticari faaliyetin icrasını otuz günden fazla engellemesi sebebiyle bu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen karar 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (d) bendi uyarınca temyiz edilebileceğinden, bu kararın kesin olduğuna ilişkin hüküm fıkrasının davacıyı temyiz kanun yoluna başvurmaktan alıkoyması sebebiyle mahkemeye erişim hakkının kullanılmasına engel oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan " kesin olarak " ibaresi niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiğinden, kararın bu kısmının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması 2577 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca talep olunur. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:Dava; davacının maliki olduğu ... plakalı araçla, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmadan belediye sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapıldığı tespit edildiğinden bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca söz konusu aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarihli,... seri No.lu araç trafikten men tutanağı ile davacıya 20.342,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; ilgili belediyeden usulünce alınmış ve dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla geçerli bir çalışma izni/ruhsatı bulunmaksızın ticari yolcu taşımacılığı yapıldığı hususu tutanakla sabit olduğundan, söz konusu aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi kapsamında 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlem ile davacıya para cezası verilmesine ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.Danıştay Başsavcısı tarafından, yukarıda yer verilen düşünce doğrultusunda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli ve E:..., K:...sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "kesin olarak" ibaresi niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiği belirtildiğinden kararın bu kısmının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun Yararına Temyiz" başlıklı 51. maddesinde; "1. (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. 2. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/20 md.) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. 3. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmüne yer verilmiştir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.Dosyanın incelenmesinden; 23/03/2023 tarihinde yapılan denetimde; Güvercintepe - Yedikule arasında 150-TL ücret karşılığında yolcu taşımacılığı yapıldığına dair tutanak tanzim edildiği, gerçekleştirilen taşımacılığa ilişkin belediyeden alınmış çalışma izni/ruhsatı bulunmadığı gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca söz konusu aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ve davacıya 20.342,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerin tesis edildiği görülmektedir.Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın, otomobil cinsi hususi araç olarak kayıtlı olduğu, dava dilekçesinde serbest emlak işiyle iştigal ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, söz konusu aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem niteliğinde olmadığı; öte yandan iptali istenen para cezası miktarının da temyiz parasal sınırının altında kaldığı sonucuna varılmakta olup Bölge İdare Mahkemesi'nin kesin olarak karar vermesinin yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; Danıştay Başsavcılığı'nın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli ve E..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "kesin olarak" ibaresine ilişkin kanun yararına temyiz isteminin reddine, kararın birer örneğinin taraflar ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.