Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyetler, istinaf mahkemesince düzeltilen mükerrerlik ve ceza hükümleri ile temyizde kısmi red ve esas yönünden inceleme.
Özet: Dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri incelenmiş olup; bazı sanıklar yönünden cezaların miktarı nedeniyle temyiz edilemezlik kararı verilerek başvuruları reddedilirken, diğer sanıklar hakkında ağırlaştırılmış dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen hapis ve adli para cezalarına ilişkin hüküm, bölge adliye mahkemesince ceza miktarında yapılan düzeltmeler ve tekerrür uygulamasındaki sehvin giderilmesiyle onanmış, sanıkların delil yetersizliği, suç unsurlarının oluşmadığı ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı gibi gerekçelerle yaptıkları temyiz başvuruları değerlendirilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2023/6741 E.  ,  2026/4847 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/441 E., 2022/439 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
A.Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ..., Katılanlar ... ve ...'a; Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'e Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Yapılan ön inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarihi, esas ve karar numarası yazılı kararının sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ...'nin ve sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Şikayetçi ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli, 2018/371 Esas, 2019/298 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında her ne kadar serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan dava açılmış ise de sübut bulan dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca sanıkların ayrı ayrı 5 yıl 15 ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2020/441 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararı ile sanıklar Hadi ve Hacı ... hakkında; "İlk derece mahkemesi kararındaki sanığın müşteki ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasında verilen Hapis cezasının uygulaması ile ilgili sırasıyla; "7 yıl 6 ay Hapis", "5 yıl 15 ay hapis" ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine sırasıyla; "6 yıl 10... gün hapis", "5 yıl 8 ay 22 gün hapis" ibarelerinin eklenmesi suretiyle" ve ayrıca sanık ... bakımından İlk Derece Mahkemesi hükmündeki; "Sanık ...'ın Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/342 esas, 2015/587 Karar sayılı ilamının 16/11/2015 tarihinde kesinleştiği, böylece sanık ...'ın mükerrir oluşu nedeni ile TCK 58/6-7 maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," cümlesinin çıkarılarak yerine; "Sanık ...'ın Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/183 esas, 2013/399 Karar sayılı, 27/02/2014 tarihinde kesinleştiği, böylece sanığın mükerrir oluşu nedeni ile TCK 58/6-7 maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," İbarelerinin eklenerek; hükmün diğer kısımlarının aynen korunması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE" karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... temyiz dilekçesinde özetle; kararın temyize tabi olduğu, şüpheden uzak delil bulunmadığı, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle;sanığın hiç bir müştekiyi yanıltmadığı, müştekilerin kontrol imkanlarını ortadan kaldırmadığı, müştekilerin telefonları kontrol ederek aldığı, katılanlar ... ve ...'in zararını karardan önce giderdiği, Mahkemece kısmi ödemeye rızaları olduğuna dair bir kayda rastlanmadığından bahisle karar verilmesinin hatalı olup, bu katılanların beyanlarına yeniden başvurularak bu hususun netleştirilmesi gerektiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına itiraz ettikleri, emanete alınan cep telefonu hakkında mahkemece karar verilmediği, suç tipi basit dolandırıcılığa döndüğünden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, çok fazla miktarda cezalar verildiği, suç unsurlarının oluşmadığı, lehe hükümlerin uygulanması gerekçeleri ile kararın bozulması istenmiştir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmadığı anlaşıldığından, Sanık ...'nin ve Sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ...'ın İlk Derece Mahkemesi Hükmünün 26. Bendinde tekerrüre esas alınan Isparta(Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/342 Esas, 2015/587 Karar sayılı ilamının (dosya aktarımı sonucu yeni esas Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/762 Esas sayılı dosyası) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası sevki ile verilen 4 yıl hapis cezası olup, 21.03.2017 tarihli ek kararla uzlaştırma nedeni ile düşme kararı verildiği, bu sebeple tekerrüre esas olamayacağı anlaşılmakla birlikte, Bölge adliye Mahkemesince yapılan düzeltme ile tekerrüre esas olarak belirlenen mahkumiyetin Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/183 Esas, 2013/399 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen 10 ay hapis cezası olup kesinleşme tarihinin 27.02.2014, infaz tarihinin ise 03.03.2015 olduğu, müşteki ... bakımından suç tarihi olan 20.07.2018 ile infaz tarihi arasında 3 yıldan fazla süre olduğundan tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, ayrıca, İlk Derece Mahkemesinin 26 numaralı hüküm fıkrasında , adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği dikkate alınmaksızın sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ...'nin ve Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının, müşteki ... hakkındaki 26 numaralı bendindeki, sanık ...'ın tekerrüre esas sabıkasına ilişkin paragraf çıkartılarak yerine "Sanık ...'ın Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/707 Esas, 2012/445 karar sayılı ilamı ile aldığı 4 ay hapis cezasının 31.05.2016 tarihinde kesinleştiği, böylece sanığın mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesi uyarınca hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi ve sanıklar ... ile ... hakkında, müşteki ... hakkındaki 26 numaralı bendindeki "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.