Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçundan verilen mahkumiyetin delil itirazlarına rağmen onanması ve iş yeri dokunulmazlığı ihlali temyizinin usulden reddi kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen ve beş yıldan az hapis cezasını içeren hükme yönelik temyiz isteminin, ilgili yasal mevzuat uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle reddine; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise sanık müdafiinin parmak izi deliline ilişkin itirazları, delillerin yetersizliği ve beraat talebine dair savunmaları değerlendirildikten sonra, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık tespit edilmediğinden, temyiz itirazlarının reddedilerek hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4102 E., 2024/821SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeHükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın parmak izinin arkadaşının iş yerine yaptığı ziyaret nedeni ile ortaya çıktığına, buna ilişkin tanık dinlenmesini talep etmelerine rağmen mahkemenin sonuna etkili bir delili görmezden gelerek karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair türlü şüpheden uzak, kesin, yan delillerle desteklenmiş, inandırıcı bir delil bulunmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.