Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilen davada sahte şirketle kira dolandırıcılığının basit dolandırıcılık kabul edilerek zamanaşımından düşmesi.
Özet: Sanıklar, gerçekte var olmayan bir şirketin adını kullanarak katılandan kiraladıkları taşınmazın kira borcunu ödemeyerek hileli hareketlerle haksız menfaat elde etmiş olup, eylemlerinin başlangıçta nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilse de basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu tespit edilmiştir; ancak bu suç için öngörülen olağan dava zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/592 E., 2016/152 K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;Katılanın maliki olduğu taşınmazını ... ve ... San ve Tic A.Ş. ye kiraladığı, sanıkların gerçekte olmayan bir şirketin adını kullanıp sanki gerçekte varmış ve o şirketin yetkilileriymiş gibi kira sözleşmesinde taraf olarak beyan ettikleri, sanıkların bu şekilde kira borcuna ilişkin takipleri sonuçsuz çıkararak hileli hareketler ile haksız çıkar sağladıkları ve atılı suçu işledikleri iddia olunan somut olayda, TCK’nın 158/1-h maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için, öncelikle bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 07.01.2016 tarihli yazısı ile ... ve ... San ve Tic A.Ş. isimli bir şirketin olmadığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların eylemine uyan “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların savunmalarının alındığı 24.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.