Hırsızlık suçunda sanığın zorunlu müdafii huzurunda savunma hakkının usul eksikliğiyle kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması ve mala zarar vermede istinaf yerine itiraz incelemesi gereğiyle dosyanın iadesi.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçuyla ilgili istinaf başvurusunun kesin karar nedeniyle incelenmeksizin iadesi yönündeki bölge adliye mahkemesi kararının itiraz yoluna tabi olduğu belirtilerek dosya incelenmeksizin iade edilirken; hırsızlık suçundan verilen karar ise, beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçta zorunlu müdafi atanmasına rağmen sanığın iddianame okunmadan ve hakları hatırlatılmadan müdafi huzurunda savunmasının alınmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilerek bozulmuş ve dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4723 E.  ,  2026/9335 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2719 E., 2023/2328 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade, onama
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçu için kurulan hükmün yapılan incelemesinde
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesi uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca “kararın kesin olmasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesince incelenebilecek kararlardan olmaması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268/3. maddesinin (e) bendi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçu için kurulan hükmün yapılan incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz nedenlerinin, sanığın müştekinin zararını gidermek istediği hususunun dikkate alınmadığına, yerel mahkeme kararının eksik inceleme sonucu verildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin ve ceza indirimlerinin uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğuna, yeniden yargılama yapılması gerekliliğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği, her ne kadar sanığa zorunlu müdafii atanmış ise de, müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak, tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak sanığın esas hakkında savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.