Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurularının reddi kararını hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanıkların müdafileri ve sanıklar tarafından suçu kabul etmeme, kesin delil bulunmadığı, tanık teşhisinin yetersizliği, aracın ve kişilerin tespit edilemediği, bir sanığın olay tarihinde cezaevinde olduğu gibi çeşitli gerekçelerle temyiz talepleri incelenmiş; ancak üst mahkeme, hükümlerde herhangi bir hukuka aykırılık veya isabetsizlik görmeyerek istinaf mahkemesinin kararlarını hukuka uygun bulmuş ve temyiz istemlerini reddederek mahkumiyet hükümlerini onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/5285 E.  ,  2026/9332 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/37 E., 2024/235 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenlerinin, sanıkların suçu kabul etmediklerine, mahkûmiyet için kesin delil bulunmadığına, aracın ve içerisindeki kişilerin tespit edilmediğine, tanığın da sanıkları teşhis etmediğine, somut delil olmaması nedeni ile beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, sanık ...'in temyiz nedenlerinin ise, suçu kabul etmediğine, kesin delil bulunmadığına, diğer sanıklarla bir yere gitmediğine, olayla alakasının olmadığına, cezasının yüzüne okunmadığına, istinaf mahkemesinden haberinin olmadığına, olay tarihinde cezaevinde olduğuna, hak ihlali olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.