Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarından verilen istinaf ret kararlarını inceleyerek, bir temyiz istemini usulden reddedip diğer istinaf kararını esastan onaması.
Özet: Bu hukuki evrakta, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz talebi, hükmolunan cezanın kanunen temyiz edilemez olması sebebiyle reddedilmiş, hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz incelemesinde ise, sanığın suçu işlemediği ve yeterli delil bulunmadığı yönündeki itirazları yersiz görülerek, istinaf mahkemesinin hukuka uygun bulunan kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2169 E., 2023/3638 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaI- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/2169 Esas, 2023/3638 Karar sayılı kararının sanığın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin, atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.