Hırsızlık suçunda Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanunun 280/1-(e) ve (f) bentleri dışı eksik inceleme nedeniyle verilen kanuni dayanaksız bozma kararının hukuka aykırılığı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin çalınan yerin niteliği konusunda eksik inceleme gerekçesiyle verdiği bozma kararının, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1(e) ve (f) bentlerinde belirtilen duruşma açılmadan bozma yapılabilecek sınırlı haller dışında kaldığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin eksikliği kendisinin duruşma açarak gidermesi gerekirken yasal dayanağı olmayan bozma kararı vermesinin usul ve hukuka aykırı olduğu, böylece adil yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/5809 E.  ,  2026/9325 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/621 E., 2024/272 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli 2022/272 Esas, 2022/421 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli ve 2022/3812 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün "Dosya içerisinde bulunan olay yeri krokisi ve görüntü inceleme tutanağı incelendiğinde; suça konu kabloların inşaat halindeki yapıdan hırsızlandığı belirtilmekle söz konusu yapının ne olduğu, bina vasfında olup olmadığının anlaşılamadığı dikkate alındığında; tanık ... ile müşteki ve olay yeri inceleme raporunu düzenleyen tutanak mümzi tanıkların ayrıntılı şekilde beyanlarının alınarak; suça konu yapının olay tarihindeki durumunun belirlenmesi, bu kapsamda kendilerinden özellikle krokide gözüken yapının bina vasfında olup olmadığının, bu kapsamda olay tarihinde kapı ve pencerelerinin olup olmadığının, ana bina giriş kapısının bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre; eğer suça konu inşaatı devam eden yapı büyük ölçüde tamamlanmış ve dış dünyadan ayrılmış ise sanığın TCK'nın 142/2-h maddesi gereğince, aksi halde ise TCK'nın 142/1-e maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçeleri ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280. maddenin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…. bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli ve 2022/3812 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli 2023/104 Esas, 2023/422 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.