Yapım sözleşmesinde sözleşme dışı fazla imalat bedelinin, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda Yapım İşleri Genel Şartnamesindeki %10 kuralı ve rayiç bedeller dikkate alınarak hesaplanması gerekliliği.
Özet: Davacı yüklenicinin, üstlendiği işin dışında yaptığını iddia ettiği fazla imalatların bedelinin tahsili talebiyle açtığı davada, davalının bu işlerin sözleşme kapsamında olduğunu savunması üzerine, mahkemenin verdiği kararın, "Yapım İşleri Genel Şartnamesi"ndeki %10 fazla imalat kuralı ile vekaletsiz iş görme hükümleri göz ardı edilerek eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasına rağmen, yerel mahkemenin bozma gereklerini yerine getirmeden ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurması nedeniyle kararın tekrar bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/75 E., 2025/7 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı ile aralarında düzenlenen 07.05.2012 tarihli sözleşme ile ... Eğitim Merkezi Komutanlığı... Sistemi Onarım işinin yapımını üstlendiklerini, işin bitirildiğini ve kesin hakedişin yapıldığını, işi yaparken davalı idarenin sözleşme dışı bir çok iş yaptırdığını, ancak bedellerini ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.02.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 250.000,00 TL'ye yükseltmiştir. 2.Davacı vekili tarafından açılan Yargıtay (Kapatılan)15.Hukuk Dairesi'nin bozma kararından sonra asıl dava ile birleştirilen) birleşen dosyada dava dilekçesinde, sözleşme dışı iş bedelinin 368.437,17 TL olduğu ileri sürülerek, bakiye 118.437,17 TL’nin davalıdan tahsili talep edilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ihale sonucu aldığı söz konusu işe ait çalışmalarında uygulama projelerine yasal süre içinde itirazda bulunmadığını, davacı tarafından fazladan yaptığı iddia edilen tüm imalât kalemlerinin işin başında davacıya teslim edilen projelerde yer almakta olduğunu, davacı tarafça iddia edilen şap, seramik, çeşitli demir işleri, ısı merkezine monte edilen sıcak su kazanlarında çeşitli yenilikler yapılması ve elektrik işlerine ait kablo tavası yapılması işlerinin sözleşme içinde yer aldığını, yüklenici davacının kesin hakediş hesabına yanaşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 15.07.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.Mahkemenin 15.07.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nce "Taraflar arasında düzenlendiği ihtilâfsız olan sözleşmenin 8.2.1 maddesinde sözleşme ekleri sayılmış olup, sayılan ekler arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi de bulunmaktadır. Bu şartname 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesine göre delil sözleşmesi niteliğinde olup, mahkemelerce görevi gereği kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Anılan Şartname'nin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde %10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılırken sözleşmenin ilgili hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınması zorunludur. Yapılacak incelemede %10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 413 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle belirlenmesi gerekir. Somut olayda mahkemece taraflar arasında bu artış oranına dayalı olarak herhangi bir mukayeseli keşif yapılmadığı gerekçesiyle tüm sözleşme dışı işlerin bedelleri vekâletsiz iş görme hükümlerine göre değerlendirilip hüküm altına alınmış ise de bunlar için ayrıca mukayeseli keşif yapılmasına gerek bulunmadığından bu gerekçe yerinde olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş bilirkişilerden alınacak ek rapor ile öncelikle sözleşme kapsamında yapımı gereken imalâtların yapılıp yapılmadığının saptanması, bundan sonra %10 oranda yapıldığı belirtilen imalâtların denetime açık bir şekilde belirlenip bedellerinin sözleşme fiyatlarıyla hesaplattırılması, aşan oranda imalât yapılmış olması halinde bedellerinin sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 413 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 02.11.2020 tarihli kararı ile,asıl davanın kabulüne, 250.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 118.437,17 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Mahkemenin 02.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı-birleşen dosyada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece 24.11.2021 tarihli, 2021/3284 Esas, 2021/1715 Karar sayılı ilâm ile "Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmemiş, ilâmda belirtilen şekilde iş bedelini hesaplamayan bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak karar verilmiş, taraflar arasındaki yazışmalar, özellikle davacı yüklenicinin 04.06.2012 tarihli ve üç adet yeni brulör takılmasının kararlaştırıldığını, fiyat artışı talep edilmeyeceğini belirten yazısı değerlendirilmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih, 2016/6318 Esas, 2018/1097 Karar sayılı bozma ilâmında belirtilen hususlar dikkate alınarak, sözleşme ve eklerine göre davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği ilâve işler ve ek imalâtların ayrı ayrı nelerden ibaret olduğu, bunlardan hangilerinin sözleşme kapsamında yaptırılan ilâve işler olduğu, hangilerinin de sözleşmede bulunmayan işler kapsamında kaldığı tespit edildikten sonra sözleşme kapsamında yaptırılan ilâve işlerin sözleşmenin götürü bedelli olması sebebiyle iş bedelinin %10’una isabet eden kısmının sözleşme fiyatlarıyla, bu oranı aşan bölümünün iş sahibi yararına ise yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin (mahalli piyasa rayiçlerine KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan ayrıca KDV ve yüklenici kârı ilave edilmeden) hesaplanması, sözleşmede bulunmayan yeni iş kalemleri veya gruplar olup da bunların ihale dökümanı ve tebliğ kapsamında fiyatları varsa kararlaştırılan fiyatlara göre, olmadığı takdirde ise Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 22. maddesi’nin 2. fıkrasına göre yeni tespit edilecek fiyata göre bedeli hususlarında dosyada bulunan bilirkişi raporları da değerlendirilerek hazırlanacak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, karara dayanak yapılacak nitelikte rapor alınıp, davacı yüklenicinin 04.06.2012 tarihli yazısı da değerlendirilmek suretiyle ulaşılan sonuca göre asıl ve birleşen dava için karar vermekten ibaret olmalıdır"gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda, taraflar arasındaki sözleşme götürü bedel üzerinden imzalandığından, sözleşme bedelinin %10'una tekabül eden iş kalemlerinin birim fiyatının olmadığı, bu nedenle yapılan iş kalemlerinin sözleşme bedelinin %10'una denkleştirilmesi, kalan kısmının “vekaletsiz işgörme” hükümlerine göre bedelinin belirlenmesi suretiyle hesaplama yapılabileceğinin belirtildiği, bu yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının 397.622,75 TL alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, usul ve yasaya uygun bilirkişi heyeti raporuna itibar edildiği, Yargıtay bozma ilamında, 04.06.2012 tarihli davacı yüklenici yazısının da değerlendirilmesinin istendiği, 04.06.2012 tarihli yazı ile davacı şirketin bahsi geçen brülörlerle ilgili yalnızca herhangi bir fiyat artışı talep etmeyeceğini beyan ettiği, belirtilen yazıda brülörlerin bedelinden vazgeçildiği veya feragat edildiğine yönelik bir beyan bulunmadığı, fiyat artışı talep edilmeyeceği yönündeki beyanın brülörlerin bedelinden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile, 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada davanın kabulü ile, 118.437,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Mahkemece dayanak alınan 19.09.2024 bilirkişi heyeti raporunun bozma ilamlarını karşılar nitelikte denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bozma ilamında açıkça belirtilen yüklenicinin davalı idareye bildirdiği 04.06.2012 tarihli yazı içeriğinin de değerlendirilmediğini,b. Yüklenicinin projelere ve ödemeye esas pursantaj cetvelinin “...larına yasal süresi içinde itiraz etmediğini, yüklenicinin olayları çarpıtarak, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını,c.İdarenin sorumluluklarını hatırlatarak yükleniciyi uyardığını, yüklenicinin tüm uyarılara rağmen “....” tanzim etmediğini,d.Yüklenicinin talebi üzerine projeler incelenerek uyumsuzluk konusu imalatın yükleniciyle müştereken karara bağlandığını, idarenin onayı dışında projesinden farklı yapılan imalata ilave ödeme yapılamayacağını,e.Brülörlerin yenilenmesi hususu ile ilgili olarak, davalı idarenin yükleniciden hiçbir talebi olmadığı gibi, yüklenicinin fiyat artışı talep etmeden brülörleri değiştireceğini 04.06.2012 tarihli yazı ile bildirdiğini, bu kabule ve bozma ilamında açıkça belirtilmesine rağmen dayanak bilirkişi heyeti raporunda bu husus dikkate alınmadan müvekkil idare aleyhine hesaplama yapılmasının bozmayı gerektirdiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddenin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı özellikle; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun, olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.