Yurt dışı yatırımı adı altında verilen paraların iadesi talebiyle açılan geçersiz ortaklık tespiti ve alacak davasında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararının Yargıtayca onanması ile çelişkili davranış yasağına dikkat çeken karşı oy.
Özet: Davacı tarafından yurt dışı yatırım vaadiyle davalı şirkete verilen paranın geri tahsili ile ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti talebiyle açılan alacak davası, ilk derece mahkemesince paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7,5 yıl sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, istinaf mahkemesince de bu ret kararı onanarak sadece vekalet ücreti yönünden düzeltme yapılmıştır; yapılan temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin somut uyuşmazlığa ilişkin nihai kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı tespitiyle, davanın zamanaşımından reddine ilişkin karar oy çokluğuyla kesin olarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2026/271 E.  ,  2026/2251 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1726 Esas, 2025/1280 Karar
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/580 E., 2024/538 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkinin davalı şirkete para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete ortak olmadığının tespitine ve ödenen paraların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. YARGILAMA SÜRECİ
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarih ve 2018/329 E., 2020/350 K. sayılı kararıyla dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar taraflarca istinaf edilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2021 tarih, 2020/1689 E., 2021/1571 K. sayılı kararıyla, davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 21.03.2022 tarih, 2021/7619 E., 2022/2104 K. sayılı kararı ile hüküm onanmıştır.
3.Anayasa Mahkemesinin 17.04.20 24... /47922 başvuru sayılı kararı ile yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı tarafa paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7.5 yıldan sonra yani zamanaşımı süresinden sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı yararına karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
V. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2023 tarih, 2022/11-658 E., 2023/750 K. sayılı kararı doğrultusunda davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacının bu yöne ilişkin istinaf başvuru talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut olayda zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi çelişkili davranış yasağı kapsamında hakkın kötüye kullanılmasıdır. O nedenle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun Onama yönündeki görüşüne katılmamaktayım.