Yargıtay 2. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmü, üvey babasıyla aynı evde yaşama savunmasının araştırılmaması nedeniyle eksik kovuşturmadan bozmuştur.
Özet: Suça sürüklenen çocuğun temyiz başvurusu gerekçe bildirilmediğinden reddedilirken, müdafiinin temyiz incelemesinde; mağdurun üvey oğlu olan çocuğun kendisinin evde kaldığına dair savunmasının, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurları açısından yeterince araştırılmadan eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirlenerek, bu yönden hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmesi için bölge adliye mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6684 E.  ,  2026/10633 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2258 E, 2026/75 K.
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, ''Mağdurun suça sürüklenen çocuğun üvey babası olduğuna, atılı suçun şikâyete tabi olduğuna, bu suçtan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurun şikayetinin olmadığına, suça sürüklenen çocuk ve mağdurun aynı evde yaşayan kişiler olduklarına ve bu haliyle konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun oluşmayacağına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanında üvey oğlu olan suça sürüklenen çocuğun kendisinden izinsiz olarak evine girip çıktığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun da 14.01.2026 tarihli duruşmada kendisinin şikâyetçinin evinde kaldığını beyan etmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun savunmalarının doğruluğu araştırılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.