Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlere ilişkin temyiz başvurularını inceleyerek istinaf mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygunluğunu onayladı.
Özet: Sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvuruları incelenmiştir. İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerle ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının kanunen temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle bu yöndeki temyiz istemi usulden reddedilmiştir. Hırsızlık suçu yönünden ise, temyiz edilebilir nitelikteki hükme ilişkin yapılan başvuruda, gerekçeli temyiz dilekçesi sunma zorunluluğuna dair uyarı eksikliği ve sanığın sonradan süresinde gerekçeli başvuru yapması dikkate alınarak temyiz incelemesi kabul edilmiştir. Ancak yapılan esas incelemede, bölge adliye mahkemesinin sanıkların istinaf başvurusunu esastan reddeden kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve ileri sürülen temyiz nedenlerinin yerinde olmadığı tespit edilerek, bu hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2131 E., 2022/2276 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaI- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2021/2131 Esas, 2022/2276 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2021/2131 Esas, 2022/2276 Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı, bu nedenle her ne kadar sanık ...'ın 05.10.2022 tarihli temyiz dilekçesinde her hangi bir temyiz nedeni belirtilmemiş ise de; sanık ... tarafından 20.06.2023 tarihli temyiz dilekçesinde gerekçeli olarak temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, Tebliğnamede yer alan sanık ... yönünden temyiz dilekçesinin gerekçesiz olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmediği ve 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıkların temyiz nedenlerinin, atılı suçları işlemediklerine, verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçların başka şahıslar tarafından işlendiğine, olay anında uyuşturucu madde almak için olay yerine gittiklerine, mahkûmiyet için tanık ya da başkaca somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince haklarında beraat kararı verilmesi taleplerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Selçuk Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.