Danıştay Onuncu Daire, Doğrudan Satışlar Hakkında Yönetmeliğin İptali Davasında Dilekçenin Kapsamına Dair Tutarsızlık Nedeniyle 2577 Sayılı Kanunun 3. Maddesine Aykırılık Tespit Etti.
Özet: Davacı şirketin doğrudan satışlar hakkında bir yönetmeliğin iptali talebiyle açtığı davada, mahkeme dilekçenin konu ve netice kısımlarında yönetmeliğin tamamının iptalinin istenmesine rağmen, dilekçe içeriğinde yalnızca belirli maddelere yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulması ve hangi kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin açıkça belirtilmemesi nedeniyle tutarsızlık tespit etmiş; bu durumun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinde belirtilen dilekçe unsurlarına aykırılık teşkil ettiğini belirterek, yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenebileceği veya belirli maddelerin iptali isteniyorsa bunların hukuka aykırılık sebepleri ve davacının menfaatini etkileme biçimleriyle net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/4223 E.  ,  2025/3596 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/4223
Karar No : 2025/3596
DAVACI : ... Medikal Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ...
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 08/08/2025 tarih ve 32980 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Doğrudan Satışlar Hakkında Yönetmeliğin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Konu" ve "Netice" kısımlarında 08/08/2025 tarih ve 32980 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Doğrudan Satışlar Hakkında Yönetmeliğin tamamının iptali istemine yer verildiği; dilekçe içeriğinde ise, dava konusu Yönetmeliğin bir kısım maddelerine yönelik hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu, buna rağmen dilekçenin "Konu" ve "Netice" kısımlarında söz konusu maddelere yönelik herhangi bir iptal istemine yer verilmediği, bu haliyle dava dilekçesinin, içeriği ile konu ve sonuç kısımlarının birbiriyle uyumlu ve tutarlı olmadığı, iptali istenilen Yönetmeliğin tamamının mı, yoksa bir kısmının mı dava konusu edildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde dilekçede ifade edilmediği görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, Doğrudan Satışlar Hakkında Yönetmeliğin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının (fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle, anılan Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçeyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına,
3)Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.