Yaşlılık aylığına esas hizmet süresi tespit davasında, fiili çalışmanın yeterince araştırılmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının iki kez bozulması ve kapsamlı inceleme gereği.
Özet: Davacının geçmişte bildirdiği hizmet süresinin fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığının tespiti ile kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması talebiyle açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesince davanın reddedilip istinafça onanması üzerine Yargıtayın işyerinin gerçekliği ve fiili çalışmanın varlığının tespiti için kapsamlı delil toplama ve tanık dinleme talimatlarıyla yaptığı ilk bozma kararına rağmen, ilk derece mahkemesinin bu talimatlara tam olarak uymayarak davanın kabulüne karar vermesi üzerine, Yargıtay, bozma gereğinin eksik yerine getirildiği gerekçesiyle kararı ikinci kez bozarak istenen tüm araştırmaların eksiksiz yapılmasını hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/11135 E.  ,  2026/5161 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/22 E., 2025/84 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 09.09.20 05... .03.2007 tarihleri arasında dava dışı ... unvanlı işyerinden bildirilen hizmetinin geçerli olduğunun tespitini, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların faizi ile tahsilini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarih ve 2017/77 E.-2020/248 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile; "... Eldeki davada, davacı adına Kuruma yapılan hizmet bildiriminin fiili çalışmaya dayalı olup olmadığının tespiti açısından Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacının Kurum tarafından iptal edilen hizmetinin bildirildiği, ... sicil numaralı ... unvanlı işyeri ile ilgili olarak, 17/04/2007 tarihinde yapılan yerel denetim ile Kurum müfettişi ... tarafından düzenlenen durum tespit tutanağında, denetimde ...’nun işyerinde yoklama anında çalışırken görüldüğü, işyerinde zeytin fideciliği ve arıcılık yapıldığı tespitlerinin bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun 30/11/2007 tarihli inceleme raporunda, bu tutanak ile ilgili olarak beyanı alınan kontrol memuru ...’nın, .. Kasabasında yaptıkları çevre soruşturmasında ...’nın mezarlık civarında zeytin fideciliği ve arıcılık işi yaptığının belirtildiğini, tarlaya gittiklerinde zeytin fideleri ve arı kovanları bulunduğunu gördükleri ve kendilerine ... ile ...’nun burada çalıştığının söylediğini, bu şekilde denetim tutanağını düzenlediklerini beyan ettiği, dosya kapsamından durum tespit tutanağının sahteliğine ilişkin bir iddia ileri sürülmediği görülmektedir. Mahkemece, durum tespit tutanağında, denetim anında fiilen çalıştığı tespit edilen sigortalıların ve tutanağı düzenleyerek imzalayan Kurumun kontrol memuru ... ile .. .. ve ...’ın beyanı alınmalı, bordo tanıkları ile ceza dosyasında ...’ya işyerinde fiilen çalıştığını iddia eden kişiler dinlenmeli, davacıdan işyerinde ne iş yaptığı, çalışmasının niteliği, süreklilik arz edip etmediği sorulmalı, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, vergi dairesi aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine ihtilaf konusu dönemde komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, kasabada ilgili dönemde faaliyet gösteren market, berber, kasap, kahvehane gibi işyeri sahipleri veya çalışanları tespit edilerek, ... adına tescilli işyerinin ilgili dönemde fiilen var olup olmadığı, davacı adına bu işyerinden Kuruma bildirilen hizmetin eylemli çalışmaya dayanıp dayanmadığı hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme üzerine elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2023 tarih ve 2022/180 E.-2023/130 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile; "... Bozmaya uyulduğu halde bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; önceki bozma ilamına uygun şekilde işyerinin bulunduğu belirtilen .. Büyükdere kasabasında emniyet, vergi dairesi ve zabıta vasıtasıyla davacının iptale konu çalışma dönemi olan 20 05... yılları arasında işyerine komşu işyerlerini araştırmak, emniyet tutanağında tespit edilen kahvehane sahibini ilgili dönem muhtar ve azalarını, denetim tutanağında belirtilen market sahibini dinlemek, dinlenen tanıkların vergi kayıtlarını ve hizmet cetvellerini celbederek beyanlarının sıhhatini denetlemek, ... adına fiilen işletilen bir işyeri bulunup bulunmadığı, bu işyerinin mahiyeti, hangi tarihten itibaren devam ettiği ve davacının belirtilen işyerinde çalışıp çalışmadığı, ne iş yaptığı konularında tanıkların bilgilerini almak, keşif yapılarak işyerinin fiili olarak nerede faaliyet gösterdiği, yapılan işlerin niteliği, tam olarak ne olduğu açık ve net olarak belirlendikten sonra bu işlerin yapılması için ne kadar işçi istihdam edilmesi gerektiği, ilgili dönemde Kuruma yapılan bildirimlerle, vergi dairesi kayıtları, işyerinin faaliyetine dair diğer kayıt ve belgeler ve tanık beyanları ile işyerinin faaliyet ve kapsamına ilişkin elektrik, ... aboneliği, ticari faaliyete ilişkin fatura vs. karşılaştırılmak ve içinde ziraat mühendisi de bulunan bir heyetten bilirkişi raporu alınmak suretiyle, ...'nın anılan dönemde fiilen bir işyeri bulunup bulunmadığı ve davacının bu işyerinden bildirilen çalışmasının fiili ve gerçek olup olmadığını toplanan ve toplanacak delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermektir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2025 tarih ve 2024/22 E.-2025/84 K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşifle alınan 08.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, kamu tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulü ile davalı Kurumun davacının .. sicil numaralı ...'ya ait iş yerinden bildirilen 09.09.2005-31.03.2007 tarihleri arasındaki hizmet süresinin iptali nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik .. sayı ve 13.03.2012 tarihli işleminin iptaline, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile davacıya ödenmeyen aylıklarının her ay ayrı ayrı olmak üzere ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesinde belirtildiği üzere Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, aksinin de yazılı delil ile ispatının gerektiğini, dosya kapsamındaki tanık beyanlarının çalışma olgusunu ispata yeterli ve elverişli olmadığını, Kurum aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalılığının ve yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum işlemlerinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve kesilen yaşlılık aylığının bağlanarak ödenmesine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.