Yargıtay, hırsızlık suçundan delil yetersizliğiyle verilen beraat kararını esastan ve konut dokunulmazlığı ihlalinden temyiz edilemezlik nedeniyle usulden reddederek bölge adliye mahkemesi hükmünü onadı.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi, hükmolunan cezanın kanunen temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle reddedilmiş; hırsızlık suçundan verilen beraat hükmüne karşı yapılan istinaf incelemesinde, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunmuş, katılan vekilinin bu karara yönelik temyiz itirazları da yerinde görülmeyerek bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2948 E., 2023/604 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk derece mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, "ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, ''Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamada olay tarihinin karıştırılması nedeni ile beraat kararı verildiğine, olayın 13.08.2021 tarihinde gerçekleştiğine, 13.08.2021 tarihinden sonra katılanın evine herhangi birinin girip çıkmadığına ilişkin siteye yazılan müzekkere cevabından da görüleceği üzere kargo için gelen kişi dışında o tarihten sonra 15.08.2021 tarihine kadar kimsenin gelmediğinin açık olduğuna, sanığın aynı sitede oturanlara yönelik olarak da hırsızlık yaptığını açıkça ikrar ettiğine, temizlik için gelen ... ile katılan ... in yazışmalarının da aslında katılanın evinde temizlik olayının 12.08.2021 tarihinde olduğunu ispatlayacağına, diğer katılan ...'in beyanında da temizliğin 12.08.2021 tarihinde olduğunu beyan ettiğine, sanığın cezalandırılmasını talep ettiklerine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince sanığın beraatine karar vermek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.