Yargıtay, şirkete yatırılan paranın geri istenmesi davasında zamanaşımı nedeniyle red kararını onarken, karşı oyda hakkın kötüye kullanımına dikkat çekildi.
Özet: Davacı, yurt dışında yüksek faiz vaadiyle bir şirkete yatırdığı ancak geri alamadığı paraların tahsili ile kendisinin şirkete ortak olmadığının tespiti amacıyla dava açmış; davalı tarafın zamanaşımı itirazı üzerine, ilk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onanarak istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve son olarak Yargıtay da davacının temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesinin zamanaşımı gerekçesiyle verdiği ret kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1725 Esas, 2025/1279 KararHÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle retİLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2024/582 E., 2024/537 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı şirkete para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespitine ve ödenen paraların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. YARGILAMA SÜRECİ1.İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2020 tarih ve 2019/643 E. 2020/525 K.sayılı kararıyla dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.2.Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2021 tarih, 2020/2552 E., 2021/1009 K. sayılı kararıyla, davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 28.03.2022 tarih, 2021/7004 E., 2022/2462 K. sayılı kararı ile onanmıştır. 3.Anayasa Mahkemesi'nin 17.04.20 24... /47922 başvuru sayılı kararı ile yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı tarafa paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7.5 yıldan sonra yani zamanaşımı süresinden sonra açılmış olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı yararına karar tarihinde geçerli olan AAÜT gereğince nispi vekâlet ücreti takdirine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. V. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2023 tarih, 2022/11-658 E., 2023/750 K. sayılı kararı doğrultusunda davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davacının bu yöne ilişkin istinaf başvuru talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.VI. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OYSomut olayda zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi çelişkili davranış yasağı kapsamında hakkın kötüye kullanılmasıdır. O nedenle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun Onama yönündeki görüşüne katılmamaktayım.