Yargıtay 2. Ceza Dairesi, konut dokunulmazlığı ihlali temyizini reddederken, hırsızlık suçunda zorunlu müdafii yokluğundan kaynaklanan savunma hakkı ihlali nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Bir sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu, ceza miktarı nedeniyle temyiz edilemez olduğundan reddedilmiş; ancak hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, ilgili kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması sebebiyle zorunlu müdafii atanması ve müdafiin hükmün açıklandığı son celsede hazır bulunması gerekirken, bu usuli eksiklik nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı tespit edildiğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/2363 E.  ,  2026/9274 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/781 E., 2021/2823 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma, onama
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/781 Esas, 2021/2823 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesi uyarınca, "ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca ek Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafîinin temyiz istemlerinin, sanığın tüm suçlardan beraat etmesi gerektiğine, suçun gece vakti işlenmediğine, suçun vasfında yanılgıya düşüldüğüne, suçun işlendiği yerin bina ve eklentisi niteliğinde olmadığına, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen ve aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınması ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsede zorunlu müdafiinin hazır bulundurulması gerektiği hâlde, hükmün açıklandığı son celsede sanık müdafii bulundurulmadan yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kemalpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.