Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçunda sanık müdafiinin zararın tazmini ve ceza miktarı itirazlarının reddedilerek hükmün onandığı kararı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin zararın giderilememesi, cezaevinde olması, çalınan aracın kilitli olduğuna dair somut delil eksikliği, kanuni alt sınırın üzerinde ceza verilmesi ve ek savunma hakkı tanınmaması gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusu, Yargıtay tarafından incelenmiş, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı ve temyiz itirazlarının yerinde görülmediği kanaatine varılarak, bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/481 E, 2022/4108 K. SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Müştekinin vefat etmesi sebebiyle zararın giderilmesinin mümkün olmadığına, zararın kime ödeneceği, nasıl ödeneceği hususunun belirsiz olması sebebi ile ve sanık da hali hazırda ceza evinde olduğundan zararı tazmin edemediğine, sanıkların istikrarlı beyanları ve müşteki beyanı dikkate alındığında suça konu aracın kilitli olduğuna ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığına, kamera kayıtlarında da aracın zorlanarak açıldığına ilişkin bir görüntü bulunmadığına, TCK 142/2 için belirlenen 5 yıl alt sınır yerine 6 yıl olarak hüküm kurulduğuna ve gerekçeli kararda bunun sebebine ilişkin hiçbir husus öne sürülmediğine, CMK 226/1. maddesine aykırı olarak taraflarına ek savunma süresi verilmediğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.