Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen istinaf ret kararına karşı yapılan temyiz başvurularının incelenmesi ve reddedilerek hükmün onanması.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde, konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, kanunen temyiz edilemez nitelikte olduğu için temyiz istemi reddedilmiş; hırsızlık suçu bakımından ise katılan vekilinin, hükmün hukuka uygun olduğu ve herhangi bir isabetsizlik içermediği gerekçesiyle yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/745 E., 2023/965 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeAdana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2022/745 Esas, 2023/965 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-g maddesi uyarınca, "on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, olayı detaylı anlatan tanık olduğuna, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.