Hırsızlık suçundan yapılan temyiz başvurularının incelenmesi sonucu bir sanığın usul eksikliğiyle diğerlerinin ise esastan reddedilerek istinaf kararının onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan açılan davada, bir sanığın temyiz başvurusunun gerekçe sunulmadığı için usulden reddedildiği, diğer sanıkların müdafilerinin ise temyiz dilekçelerinde belirttiği suçlamaları reddeden ve aleyhte delil bulunmadığına dair iddialarının incelendiği, ancak ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlerde ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık tespit edilemediği gerekçesiyle, tüm temyiz taleplerinin esastan reddedilerek hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3839 E.  ,  2026/9269 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/5227 E., 2023/3416 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
I) Sanık ...'ün temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile sanığa temyiz talebini içerir dilekçesini Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile 15 gün içinde göndermesi gerektiğinin ve dilekçesinde gerekçe bulunmaması hâlinde "5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen temyiz başvurusu için belirlenen süresinin bitiminden itibaren 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin 15.11.2025 tarihinde usûlüne uygun olarak yapıldığı ve fakat sanığın 20.11.2023 tarihli dilekçesinde herhangi bir gerekçe sunmadan kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II) Sanıklar ... ve ... müdafilerinin sanıklar hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafîinin temyiz isteminin, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksini gösteren delil bulunmadığına, sanığın suça iştirak etmediğine yönelik olduğu, sanık ... müdafîinin temyiz isteminin, sanığın samimi beyanlarının aksine delil bulunmadığına, olayı destekleyen kamera veya tanık beyanı bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik oduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafîlerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.