Hırsızlık davasında sanığın ceza ehliyeti raporlarındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulması nedeniyle eksik incelemeyle bozma kararı verilmesi.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, sanık hakkında farklı tarihlerde düzenlenen adli tıp raporlarında, bir kısmında akıl zayıflığı ve ceza ehliyetini azaltan durumlar tespit edilirken, dava konusu suça ilişkin raporda oy çokluğuyla tam ceza sorumluluğu belirtilmesi ve sanığın adli sicil kayıtlarında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulandığı görüldüğünden, raporlar arasında ceza ehliyetine dair çelişki olduğu anlaşılmıştır; bu çelişki giderilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunarak, sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevk edilerek ceza ehliyeti konusunda detaylı bir rapor alınması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1416 E., 2023/3131 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, sanığın ceza ehliyetinin olmadığına, uzun süreden beridir Adli Tıp Kurumunda tedavi görüyor olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;Dosya kapsamında bulunan ve başka tarihli suçlara ilişkin 31.07.20 19... .09.2019 tarihli Zonguldak Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen raporlarda, sanık hakkında "...kişide şuur ve harekat serbestisini azaltacak mahiyet ve derecede olan akıl zayıflığı saptandığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi" gerektiğinin mütalaa edildiği, yine sanık hakkında, inceleme konusu dosyanın suç tarihi olan 17.03.2020 tarihli eylemine ilişkin Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesince düzenlenen 26.09.2022 tarihli raporda ise ceza sorumluluğunun tam olduğu yönünde oy çokluğuyla görüş belirtildiği, ayrıca sanığın adlî sicil kaydındaki ilâmların tamamına yakınında sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulandığı anlaşılmakla, raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından; sanık hakkında, sanığın dava dosyası ve tüm tedavi evrakı ile birlikte Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevk edilerek, Adli Tıp Genel Kurulunda muayenesi yapıldıktan ve gerekmesi hâlinde bir süre adli gözetim altına alındıktan sonra, suçu işlediği sırada ve şimdiki hali itibarıyla ceza ehliyeti ile ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 32/1-2. maddesi kapsamında rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.