Danıştay 10. Dairesi, Türk vatandaşlığının geri alınması kararı iptali istemli davada, dilekçedeki davacı ve vekaletname eksiklikleri nedeniyle dava dilekçesini reddetti.
Özet: Davacı tarafından kendisi ve ailesinin Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davada, mahkeme, sunulan dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesindeki davacı tarafın açıkça belirtilmesi ve gerekli vekaletnamelerin sunulması gibi usul kurallarına uygun olmadığını tespit etmiş; dilekçede diğer aile üyelerinin kimliklerinin belirsiz olması ve vekalet eksikliği nedeniyle tereddüt oluştuğundan, dava dilekçesinin reddine karar vererek, davacıya otuz gün içinde eksiklikleri gidererek yeniden dava açma hakkı tanımıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİRE Esas No : 2025/279Karar No : 2025/3597DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ...VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...DAVANIN_ÖZETİ :Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ailesi ile birlikte istisnai olarak kazandığı Türk vatandaşlığının aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 27/05/2024 tarih ve 8555 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince,... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine Dairemiz esasına kaydedilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Davacı" kısmında, "...(...) ve diğerleri" ibaresine yer verildiği; dilekçenin "Konu" ile "İstem ve Sonuç" kısımlarında, "... (...) ve diğerleri"nin vatandaşlıklarının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptalinin istenildiği; dilekçe içeriğinde ise, davacı ...'a bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan aile üyelerinin vatandaşlıkların da geri alındığının belirtildiği, dava konusu işlemin kendileri hakkında da sonuç doğurduğunun ileri sürüldüğü, ancak ... dışındaki aile üyelerinin isimlerine dilekçede yer verilmediği, dilekçe ekinde sunulan vekaletnamenin de yalnızca davacı ...'a ilişkin olduğu görülmektedir.Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde; davacı...(...) tarafından, kendisi ile birlikte aile üyeleri bakımından da Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptali istenilmiş olmakla birlikte, diğer aile üyeleri adına da dava açılıp açılmadığı hususunda tereddüt oluşmuş ve bu nedenle davanın tarafı (davacı) konusunda çelişkili olan dilekçenin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bu durumda, davacı ... ile birlikte hangi aile üyeleri adına davanın açıldığı ve hangi aile üyeleri bakımından Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptalinin istenildiği hususunun açıkça ifade edilmesi, hangi aile üyeleri bakımından iptali isteniliyor ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile (reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde ise bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile) yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile noksanı tamamlandıktan sonra dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddine karar verileceği hususunun davacıya duyurulmasına,3-.Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.