Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda bilirkişi raporunun yetersizliği iddiasıyla yapılan temyiz başvurusunu reddederek bölge adliye mahkemesi mahkûmiyet hükmünü onadı.
Özet: Sanık müdafiinin, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak hırsızlık suçundan verdiği mahkûmiyet hükmünü, bilirkişi raporunda sanığın görüntülerdeki kimliğine dair net bir kanaat belirtilmediği ve delillerin yetersiz olduğu gerekçeleriyle temyiz ettiği ancak yüksek mahkemenin, hükme esas alınan kararda herhangi bir hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığını, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu tespit ederek, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerini esastan reddederek mahkûmiyet kararını onadığı anlaşılmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4356 E.  ,  2026/9260 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/918 E., 2023/2981 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyetine kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, hükme esas alınan bilirkişi raporunda görüntülerdeki kişinin sanık olduğu hususunda net bir kanaat bildirilmediğine, görüntülerin yetersiz olduğunun belirtildiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.