Yetkili servisin hatalı kayış değişimi ve ayıplı onarımı sonucu araçta oluşan arızalar nedeniyle açılan tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı yetkili servisin aracında yaptığı hatalı triger kayışı değişimi ve tekrarlayan arızalar sonucunda motorunda oluşan hasar nedeniyle araç değer kaybı, bakım-onarım masrafları ve mahrumiyet bedeli talep ederken; davalı ise davacının iddialarını reddederek, son arızanın farklı bir sebepten kaynaklandığını, davacının onarımı onaylamadığını, aracını teslim almadığını, tahsis edilen ikame aracı usulsüz kullandığını ve kendisine ait otopark ile ikame araç bedeli gibi alacakları bulunduğunu belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO:2026/973 KARAR NO:2026/2273T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :31/12/2025NUMARASI:2024/307 E - 2025/853 KDAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:10/09/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plaka numaralı ... marka ... Model numaralı araç davalı yetkili servis şirketi .... A.Ş. tarafından; 29/11/2021 tarihinde ... kayışı seti değişimi yapıldığını, parça değişim garanti süresi devam ederken 29/12/2022 tarihinde Manisa/Soma ilçesinde seyir halindeyken ... kayışı kopması sonucu araç çekici ile yine davalı yetkili servis şirketine getirildiğini ve garanti kapsamında işlemleri yapıldığını, bu onarım sonrası araç 1000 Km yapmadan Bursa Gemlik ilçesinde 25/01/2023 Tarihinde yine seyir halinde aynı hatadan dolayı ... kayışı kopması sonucu yine masrafları müvekkili şirket tarafından karşılanarak davalı yetkili servis şirketine çekici ile getirildiğini, daha önceki 29/12/2022 tarihinde tamir esnasında motor üst kapağı açılmış olup bu defa servis şirketi tarafından motorun tamamının açılması gerektiği söylendiğini, araçta üst üste meydana gelen ... Kayışı kopması ve diğer arızalardan kaynaklı olarak müvekkili ve beraberindeki kişiler için hayati tehlike oluşturacak bir boyuta vardığını, son arızada müvekkili şirket yetkilisi seyir halindeyken ciddi bir kaza atlatmış olup bu haliyle araçta yapılan hatalı onarım ve işlemler nedeniyle hayati tehlike oluşturacak bir boyuta vardığının aşikar olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkillere ait ... plakalı araca ilişkin, karşı taraf .... A.Ş. tarafından yapılan ayıplı hizmetler, işlemler neticesinde aracın motorunda meydana gelen hasar sebebiyle araçta uğranılan değer kaybı tazminatı için şimdilik 1.000 TL, aracın bakım, onarım ve parça bedelleri için davalı yetkili servise yapılan ödemelerin iadesi için şimdilik 1.000 TL, araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 1000 TL, aracın bakım ve onarımı için yapılmak zorunda kalınan masraflara karşılık şimdilik 1000 TL maddi tazminatın hatalı iş ve işlemlerin yapıldığı tarihten başlayan ticari avans faiziyle davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile talep edilen alacakların zamanaşımı nedeniyle reddinin gerekmekte olduğunu,açılan davaya karşı zamanaşımı itirazlarının bulunmakta olduğunu, 25/01/2023 tarihinde dava dışı ...’in sürücüsü bulunduğu ancak ruhsatta açıkça belirtildiği üzere ...'e ait ... Plakalı ... Model aracın arızalandığının bildirilmesi üzerine arızalı araç müvekkili ...Şirketi servisine getirildiğini ve müşteri kaydı ...'e ait .... ŞTİ. adına yapılarak şoför ...'e ikame araç tahsis edildiğini, kısa bir süre içinde aracın mevcut arızasının ... soğutucusu kaynaklı olduğunu, bu sebeple motorun hararet yaptığı ve rektifiye raporuna göre onarım yapılması gerektiği davacı tarafa bildirilmiş ancak davacı taraf onarım yapılması hususunda onay bildirmediği için aracın onarımı yapılamadığını, aracın onarımına rıza göstermeyen davacının aracı müvekkili şirket otoparkına alındığını ve davacıya aracın gelip alınması ve ikame aracın teslimi hususunda ulaşılmaya çalışıldığını, bu süreçte ikame aracı kullanıma devam eden davacı tarafın aracı plakasız biçimde kullandığı ve trafik kurallarına aykırı davrandığı, birden çok trafik cezasına mahkum edildiğinin müvekkili şirketçe tespit edildiğini, aynı zamanda dava dışı .... ŞTİ. ve davacı ... ile bağlantılı diğer davacı ... Şirketi tarafından İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve 2023/25 D. İş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da daha önce davacıya bildirilmiş olduğu şekilde araçta meydana gelen arızalanma hakkında doğru tespit yapıldığından ve ... soğutucusunun rektifiye raporuna göre onarım yapılması gerektiğinden bahsedildiğini, bu süreçte müvekkili şirketin hak edişi bulunan ikame araç bedeli ve otopark ücretinin tahsili adına Gaziosmanpaşa İcra Dairesi’nin .... sayılı dosyasında davacı ... ve dava dışı .... Şti. aleyhine ilamsız takip başlatılmış olup anılan takip ilgililerin borca itirazı neticesinde durdurulduğunu, daha sonra herhangi bir onarıma izin vermemesine rağmen arızalı aracını teslim almayan ve ikame aracı müvekkili şirket yetkili servisine teslim etmeyen davacıya karşı, taraflarınca Kadıköy ... Noterliği'nin 30.10.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek teslim alınmayan aracın derhal teslim alınması ve otopark ücretinin ödenmesi, ikame aracın tahsis edildiği şekliyle tüm trafik cezalarını ve onarım ücretleri karşılanarak yetkili servislerine teslim edilmesi ve kiralama bedelinin ödemesi talep edildiğini belirterek davanın usul yönünden reddine, davanın müvekkili şirket lehine husumet yokluğu yönünden reddine, davanın zamanaşımı ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu... plakalı ... ... ... model araç 10.05.2017 tarihinde satın alındığını, işbu davanın ise tensip tutanağına göre 20.05.2024'de açıldığı dikkate alındığında somut olayda, TBK m.231 gereği zamanaşımının dolmuş olduğunun ortada olduğunu, bu itibarla davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, herhangi bir şekilde ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket ... AŞ.'ye husumet yöneltilemez olduğunu, dava konusu araç ticari garanti şartlarına tabi bulunmakta olduğunu, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik de söz konusu olmadığını, davacının talepleri yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca da haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek işbu davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle, aksi kanaat halinde davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkeme,"1-Davalı ... A.Ş.’ye karşı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Davalı ... A.Ş.’ye karşı açılan davanın kısmen kabulü ile, davaya konu aracın onarımı için hesaplanan 222.434,24 TL onarım bedelinin 1.000 TL’sinin dava tarihinden, 221.434,24 TL’sinin 28/05/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar vermiştir.Kararı davacılar vekili ile davalı...şirket vekili istinaf etmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı servisin tespitlerinin hatalı olduğunu,kullanılan parçalar ve/veya uygulanan işçilikler ile ilgili teknik ayıp söz konusu olduğu ve sunulmuş onarım hizmetlerinin ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiş olmakla, davalılardan ... A.Ş. diğer davalı ... A.Ş.’nin yetkili servisi olup her iki davalı dava konusu ayıplı hizmetlerden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu açık olup ... A.Ş. yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın ... A.Ş. yönünden kaldırılarak davaya konu aracın onarımı için hesaplanan 222.434,24 TL onarım bedelinin ticari avans faiziyle davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi dosyası ve hükme esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde anlaşılacağı üzere bilirkişiler hiçbir suretle araca yapılan bakım ve onarımların hangi bayi ve servisler tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirkette yapılan son işlemin ardından başka firmalarca araçta yapılan bakım ve onarımları göz önünde bulundurmadığını,aracın ilk günden son gününe dek tüm işlemlerin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmiş gibi inceleme yapıldığını,aracın kaza ve hasar geçmişinin,başka firmalardaki tespit edilen arızaların işlemlerinin gözetilmediğini,buna ilişkin kayıtların istenilmediğini,araç davalı şirkete en son geldiğinde araçta motor arızası ve motor hasarının bulunmadığını,davacının müvekkili şirkete geldiğinde daha önce farklı bayi tarafından da tespit edilen ve delil tespit davasına konu olan işlem "... soğutucusunda meydana gelen çatlak" olup işbu hususta müvekkili şirketin kusuru bulunmadığı,daha önce müvekkili şirket bünyesinde yapılan işlemlerle alakası bulunmadığının da raporlarda sabit olduğunu,kendileri tarafından yapılan bakım ve onarım işleminin davacının iddia ettiği hasarın oluşmasına sebebiyet veremeyeceğini, sunulan formlarda görüleceği üzere bu işleme ilişkin iş emri açılmış, ön tespitler yapılmış fakat kesin tespit ve onarım için müşterinin onay vermediğini, detaylı tespit yapılmadan bilirkişi tarafından zaten ... keçesi hakkında kanaate varılamayacağını,yağ kaçaklarının bakımla ilgisi olmadığı iddia edilmiş olup düzenli bakımların yaptırılması ile yağ kaçak veya eksiklerinin tespit edilebileceği ve aracın eksik yağ ile kullanılmaması neticesinde arızaya sebep olmayacağının açık olduğunu,davacı su eksiltme problemi ile geldiğinde ... soğutucunda çatlak olduğu tespiti yapılmış çatlak raporu da davacıya iletilmiş olup davacı tarafından araç arızalı şekilde kullanarak bilinçli bir şekilde araç zarara uğratıldığını,bilirkişi tespitinin varsayıma dayandığını,davacının belirtildiği üzere yağ kaçağı tespiti sonrası başka servislerde yağ eklemesine izin verdiği,yağ kaçağına rağmen aracı kullanmaya devam ederek zararın artmasına sebebiyet verdiğini,araçtaki tüm yapılan onarımların bayi diğer davalı .... A.Ş ile olan anlaşma hükümlerine göre yerine getirildiğini, zamanlama kayışının sıyırıp sübaplara vurduğu tespit edilerek garanti kapsamında sadece sübaplar değiştirilmiş, silindir kapağına ise alıştırma işlemi yapılmış olup kesinlikle talaşlı bir işlem yapılmamıştır. ikinci ... değişiminde yeni silindir kapağı yine garanti kapsamında takıldığını,başka bir serviste araca 4 lt yağ eklendiğinin kayıtlara işlendiği, halihazırda toplam 6 lt motor yağ ile çalışan bir sistemde 4 lt yğ eksiği olmasının açıkça motora zarar verdiğini,yine başka bir serviste ise davacı tarafından araca yanlış yakıt koyulduğu için aracın çalışmaz halde servise getirildiği ve hasardan işlem yapıldığının aracın işlem geçmişinde açıkça görüldüğünü,araca yapılan işlemler bakımından en başından beri diğer davalı .... A.Ş. tarafından arıza tespit ve işlem planı hazırlandığından diğer davalı bakımından davanın reddi kararının da kaldırılması gerektiğini, ... isimli şahıs tarafından ikame edilen dava Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerekirken Ticaret Mahkemesi'nde işlem görmüş, yargılama yapılmış ve belirlenen fahiş bedele aynı zamanda avans faizi işletilmesine karar verildiğini,bu husus hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı .... A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesinde,istinaf taleplerinin reddini istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,ayıplı tamirat iddiasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. Alınan 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davaya konu olayda, davacıya ait ... marka, ... tipi, ... ticari adına sahip, 2017 model, siyah renkli, *...* şasi numaralı otomobilin zamanlama kayışının 2 nolu davalı şirketçe periyodik bakım kapsamında 141591km kullanım mesafesinde iken değiştirildiğini, 218921km kullanım mesafesinde iken kayışın arızalandığı ve 2 nolu davalı servisin garanti kapsamında kayışı ve hasar gören motor parçalarını değiştirdiğini, ardından 219260km kullanım mesafesinde tekrar kayış kaynaklı arıza oluştuğunu, yetkili servise getirildiği, onarım uygulandığını, onarım sonrası 236608km kullanım mesafesinde iken motorun tekrar arızalandığı ve davacı tarafından dava dışı serviste onarıldığı, araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybı bedeli, davalı şirketçe yapılan bakım onarım ve parça bedellerinin tespit edilerek davalılardan tahsili talebiyle dava açıldığını, dava konusu araca ait servis işlemleri dökümü incelendiğinde otomobilin yetkili servisler eliyle periyodik bakımlarının yapıldığının anlaşıldığını,12/10/2022 tarihinde 202738km kullanım mesafesinde iken motorda yağ kaçağı olduğu beyan edilerek servise getirilmiş olan aracın şanzıman yağ karter contasının ve mazot pompası contasının değişmesi gerektiği teşhisi yetkili servisçe tespit edilerek servis evrakına işlendiğini, 17/11/2022 tarihinde 210264km kullanım mesafesinde iken motor yağ seviyesi ikazı ile servise getirilen araca 4 litre motor yağı eklendiğini, 211658km kul. mes. periyodik bakım kapsamında tekrar motorun yağının değiştirildiğini, 214728km kul.mes. motordan ses gelmesi şikayeti ile volan arızası olduğunun tespit edildiği ve 1 litre yağ eklendiğini, 215521km kul. mes. volan değişimi ile birlikte ... keçesinin de değiştirildiği anlaşılmakta olduğunu, ... keçesinin değişiminden sonra dava konusu aracın yağ eksiltmesi problemi ile servis başvurusu olmadığını, bu bağlamda yetkili servisin 12/10/2022 tarihinde yağ kaçağı ile ilgili olarak yapmış olduğu arıza tespitinin hatalı olduğu görüşüne varıldığını, 12/10/2022 tarihli servis hizmetinde tespit edilen unsurlar davacı tarafından onaylanmadığını, bu nedenle 12/10/2022 tarihli serviste onarım yapılmamış sadece yağ kaçağının kaynağına yönelik tespit yapıldığını, yetkili servisçe gerçekleştirilen hatalı tespit ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, otomobilin motorunun ömrünün azalmasına neden olan etmenlerden birisi uzunca süre eksik yağ miktarı ile çalışmış olması olduğunu, 29/11/2021 tarihinde dava konusu araç 141591km kullanım mesafesinde iken zamanlama kayışı yetkili servisler eliyle değiştirildiğini, 29/12/2022 tarihinde 218291km kullanım mesafesinde zamanlama kayışı hasar görmüş ve motor kapsamlı onarıma tabi tutulduğunu, bu onarımda motorun silindir kafası değiştirilmemiş talaşlı işleme tabi tutulduğunu, 25/01/2023 tarihinde 219260km kullanım mesafesinde tekrar zamanlama kayışı hasar aldığını ve onarıldığını, ikinci zamanlama kayışının neden hasar aldığını ve hangi onarım yönteminin uygulandığı servis belgesine işlenmediğini, ancak aracın onarılarak kullanılmaya devam edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, zamanlama kayışlarının yetkili servisler vasıtasıyla değiştirildiği göz önünde bulundurulduğunda kullanılan parçalar ve/veya uygulanan işçilikler ile ilgili teknik ayıp söz konusu olduğunu ve sunulmuş onarım hizmetlerinin ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünün benimsendiğini, yukarıdaki paragraflarda açıklanan unsurlar nedeniyle, dava konusu aracın motoru uzun süre eksik yağ ile çalıştırılmış ve silindir kafası en az bir kez revize edildiğini, etmenlerin motorun etkin servis ömrünü düşürecek ve termal zorlanmasına neden olacak nitelikte olduğunu, işbu nedenlerle davaya konu otomobilin motorunda meydana gelen ve motorun bütününün değişimini gerekli kılan arızaların, kullanım kaynaklı olmadığını, hatalı servis işlemleri kaynaklı olduğunu, motorun beklenir ömründen daha erken kullanılamaz hale geldiğini, davalı servisin ayıplı hizmetlerinden doğan sorumluluğunun; motorun beklenir ömrü nispetinde olması gerektiği heyetlerince değerlendirildiğini, dava konusu araca ait motor en az 240000km kullanılacak biçimde tasarlanarak üretilmekte olduğunu, dava konusu araçta olduğu gibi tüm bakımları düzenli biçimde yetkili servisler eliyle yapılmış olan motorların beklenir ömürleri ortalama 400000km olup, servislerin hatalı hizmetleri nedeniyle davacının aracındaki içten yanmalı motorun ömrü %40 mertebesinde azaldığını, dava dosyasına sunulmuş 06/11/2023 tarihli Proforma faturada davaya konu aracın onarımı için gerekli olan parça ve işçiliklerin toplamının KDV dahil 556.085,62-TL olduğunun belirtilmekte olduğunu, motorun aslına uygun biçimde onarımı için yetkili servislerce düzenlenmiş bu onarım teklifi, arızanın kalıcı olarak giderilmesi için uygulanması elzem olan işlemlerden oluşmakta olduğunu, davalı servisin motorun onarımından doğan sorumluluğu, onarım bedelinin %40’ı mertebesinde olup 556.085,62-TL x 0.4=222.434,24-TL olarak hesaplandığını, onarımın makul süresinin 7 gün olduğunu, dava konusu aracın kullanılmışlık düzeyi göz önünde bulundurulduğunda motor değişimi nedeniyle değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını, ... tarafından ... plakalı araç yerine ...’e 04/08/2023 tarihinde ikame araç verildiği belirtilmekte olduğunu, iş bu nedenle araç mahrumiyeti zararı oluşmadığı görüşüne varıldığını, yukarıdaki hususlar muvacehesinde, 2 nolu davalı servis tarafından 12/10/2022 ve 29/11/2021 ve 29/12/2022 tarihlerinde sunulmuş hizmetlerin ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, servisin ayıplı hizmetlerinin neden olduğu arızaların bir kısmını garanti kapsamında giderdiği ancak ayıplı hizmetler nedeniyle aracın motorunun beklenir ömründe azalma olduğu işbu nedenle 2 nolu davalının onarımdan doğan sorumluluğunun 222.434,24-TL olduğunu, otomobilde motor onarımı nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı, davacının araç mahrumiyeti zararının olmadığı" belirtilmiştir.Aynı bilirkişi heyetinden alınan ek raporda kök rapordaki tespitlerin tekrar edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti kök ve ek raporu kapsamında davaya konu otomobilin motorunda meydana gelen ve motorun bütününün değişimini gerektiren arızaların kullanım kaynaklı olmadığı, hatalı servis işlemlerinden kaynaklandığı, motorun beklenir ömründen daha erken kullanılamaz hale geldiği, davacıların aracındaki içten yanmalı motorun ömrünün %40 oranında azaldığı ve davalı servisin onarımdan kaynaklanan sorumluluğunun onarım bedelinin %40 tutarı olan 222.434,24 TL olduğu anlaşılmıştır.Benzer davalara ilişkin Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2002/7197 -2002-9270 E ve K.sayılı 19/09/2002 tarihli kararında "Servis istasyonlarının ayrı tüzel kişiliği olsa dahi, imalatçı, imalatçının satış sonrası hizmetlerinin sağlanmasından ve yürütülmesinden servis istasyonu ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur." hususu vurgulandığından, imalatçı davalı ... ,... Şirketinin yetkili servis olan diğer davalı ile birlikte satış sonrası hizmetlerin sağlanması sırasında oluşan zararlardan birlikte sorumludur.Ancak aracın 10.05.2017 tarihinde satın alındığı,davanın ise 20.05.2024 tarihinde açıldığı görülmüştür.TBK 231.maddede satıcının satılan maldaki ayıptan,kusurdan doğan sorumluluğuna ilişkin dava zamanaşımı süresini düzenler.Satılan maldaki ayıp daha sonra çıksa bile,ayıptan doğan sorumluluk davaları malın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Bu durumda TBK 231.madde gözetilerek davacıların davalı bayi .... A.Ş yönünden talepleri zamanaşımına uğradığından,bu davalı yönünden davanın reddinde aykırılık bulunmamıştır.Bilirkişi heyetinin kök ve ek raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olmakla birlikte mahkemenin kararı da usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacılar ve davalı ... A.Ş.nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacılar ve davalı ... A.Ş. nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacılardan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalı ... A.Ş den alınması gereken 15.194,48 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.799,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.395,48 TL'nin davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/09/2026