Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan temyiz edilen istinaf kararlarında, bir sanığın hükmünü onarken diğer sanığın tekerrüre esas alınan ceza hatasını düzelterek hükmü onadı.
Özet: Bu içtihat, hırsızlık suçlamasıyla ilgili temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf mahkemesi kararını onarken, diğer sanık hakkında ise adli sicil kaydındaki birden fazla suçtan verilen cezalardan yalnızca en ağırının tekerrüre esas alınması gerekirken tüm ilamın bu amaçla kullanılması hatası tespit ederek, bu yanlışlığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi ve düzeltilmiş haliyle hükmün onanmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2565 E., 2023/3392 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığı halde ilk derece mahkemesince vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, ancak bu kararın hukuka ve ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğuna, şüpheli ve aydınlatılamamış olayların ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceğine, ceza mahkûmiyetinin bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiğine, sanık lehine olan delillere neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin suçu işlediğine dair somut bir delilin dosya içerisinde bulunmadığına, parmak izi incelemesi sonucunda kesilen kablolarda ve olay yerinde müvekkilline ait parmak izine rastlanılmadığına, müvekkilinin belirtilen hırsızlık fiilini işlediğine dair bir olgu bulunmadığına, ceza hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin olayın işlenmesine iştirakının bulunmadığına", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I - Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II - Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeDosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli ve 2012/1465 Esas, 2012/1588 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli ve 2012/1465 Esas, 2012/1588 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.