Tanınmış markanın benzer ibareyle kullanımının marka hakkı ihlali ve haksız rekabete yol açtığı, lisanslı kullanım savunmasının reddedildiği tazminat talepli dava.
Özet: Davacı, tescilli “...” markasının sahibi olarak, davalının işyerinde “... 19.69 ...” ibaresiyle bu markayı haksız ve kötü niyetli kullandığını, marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunu iddia ederek maddi, manevi ve itibar tazminatı ile marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulmasını talep etmiş; mahkeme, davalının “...” ibaresini içeren kullanımının, “...” markasının tanınmışlığı ve iltibas ihtimali göz önüne alındığında doğrudan markasal kullanım teşkil ettiğini, ticaret unvanına atıf olarak değerlendirilemeyeceğini, bu durumun 6769 sayılı Kanun gereği marka hakkı tecavüzü oluşturduğunu ve davalının kusurlu olduğunu tespit ederek maddi tazminat talebinin, davacının istinaf etmemesi nedeniyle oluşan usuli müktesep hak uyarınca 10.000 TL ile sınırlı olarak kısmen kabulüne karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5334 E.  ,  2026/2244 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1077 Esas, 2025/1005 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/317 E., 2024/86 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekil dava dilekçesinde; "..." markası, ... ve ... ticaret unvanının sahibi olan müvekkilinin, bu markanın kullanımı için kimseye lisans vermediğini, ... 19.69 adının müvekkilinden tamamen bağımsız başka bir İtalyan firmasının ticaret unvanı olduğunu, bu şirket ile müvekkili arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını ve bu şirkete karşı yurt içinde ve dışında davalar açıldığını, davalının ... Mobilyacılar Sitesindeki işyerinde bu markayı haksız olarak kullandığını, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından kötüniyetle ve haksız yararlandığını, davalının hem marka hakkının ihlal ettiğini, hem de haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ve 50.000,00 TL itibar tazminatının, dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı nezdinde bulunan müvekkili adına tescilli "..." markasını içeren her türlü tabela, levha, afiş, kartela ve ürünlere el konularak imhası ile karar özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sadece ... 19.69 ... Şirketine ait markaları kullandığını, bu kullanımın marka sahibi ... 19.69 ... şirketinin lisansörü olan ... Tekstil'in lisansörlük yetkisine dayanarak ... Tekstil'e verdiği distribütörlük yetkisi kapsamında kendilerine verilen bayiliğe dayandığını, ticaret unvanının ise sadece markaların aidiyetini göstermek için söz konusu olduğunu, ticaret unvanı kullanımının markasal kullanım olmadığını, bir bütün olarak unvanı kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile lisansör şirket olan ... ile ... Tekstil
arasında imzalanan “Distribütörlük Sözleşmesi” bulunmakta olup, bu sözleşmede yer
alan ve dava dışı İtalyan firma ... 19.69 ’ye ait
markalar olarak ..., ... no.lu markaların belirtilmekte olduğu,
dosya kapsamında Distribütör Şirket olan ... Tekstil firması ile huzurdaki davanın
davalısı ... Tekstil ve Mobilya Ürünleri Ltd. Şti.
arasında bayilik sözleşmesi yapıldığı belirtilmekte ise de dosya kapsamında
sözleşmeye rastlanmadığı,
sözleşmelerde adı geçen dava dışı ... 19.69 şirketine ait
..., ... numaralı markaların geçerliliğini koruduğu, sözleşmenin ise ... tescil numaralı "... 19.69 ..." markalarını kapsadığı,
dosya kapsamında yer alan davalı kullanımlarının ise bu ibare ile birlikte “...
19.69 ...” şeklinde olduğu, dava dışı “... 19.69 ... ...”
adına, “... 19.69 ...” ya da “...”
ibareli TÜRKPATENT nezdinde tescilli herhangi bir markanın bulunmadığı,
sözleşme ile verilen kullanım izni markasının kullanımına dair
olduğundan, bu ibarenin tek başına kullanılmasının markasal açıdan bir tecavüz
oluşturmayacağı, ancak davalının kullanımında “... 19.69 ...” ibaresinin de yer
aldığı, “...” ibaresinin kelime grubunun içinde kullanılmasının
ticaret ünvanına atıf olarak değerlendirilmekten ziyade doğrudan markasal
kullanım olarak algılandığı, “...” markasının tanınmışlığı göz önüne
alındığında bu ibarenin herhangi bir kelime grubunun parçası olarak kullanımında
bile tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin söz konusu olabileceği, bu itibarla davalı tarafın kullanımı açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüze ilişkin
şartların mevcut olduğu, davalı aynı sektörde faaliyette bulunduğundan, davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla kusuru nedeniyle tazminattan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi raporu ile davalının satış tutarları üzerinden yapılan hesaplamaya göre istenebilecek lisans bedelinin 26.919,82 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin de Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra maddi tazminat talebini bu tutar üzerinden ıslah ettiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararından önceki ilk karar ile davacı yararına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri kapsamında hükmedilen 10.000,00 TL maddi tazminat yönünden davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından ve sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, bu yönüyle davalı yararına usuli müktesep hak oluştuğu, bu nedenle ilk karardaki gibi maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminat takdir edildiği, davacı markasının tanınmışlık düzeyi ve ürünler arasındaki kalite farkı gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00 TL itibar tazminatı takdir edildiği, yine davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan ... manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği ve süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, ilk kararda davacı yararına tecavüz yönünden vekalet ücreti takdir edilmemiş olup davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından bu husus davalı yararına usuli müktesep hak teşkil ettiğinden tecavüz yönünden ayrıca vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı nezdinde davacı adına tescilli "..." markasını içeren her türlü tabela, levha, afiş, ilan, kartela ve ürünlere el konularak imhasına, takdiren 10.000,00 TL maddi, 10.000,00TL manevi ve 10.000,00TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işyerindeki tabela, bez torba ve kumaş kartelalarında “... 19.69 ...” ibaresinin kullanıldığı, “...” kullanımının ticaret unvanı şeklinde kullanımdan uzak, markasal nitelik arz ettiği, davalı tarafça satışı yapılan 24. sınıf kapsamında yer alan (ev tekstil kumaş) emtiaların davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, davalı kullanımlarının davacının tanınmış tescilli ... markası ile iltibas oluşturacağı, gerek davalı, gerekse dava dışı “... 19.69 ... ...” adına TÜRKPATENT nezdinde “... 19.69 ...” ya da “...” ibareli bir marka bulunmadığı gibi “... 19.69 ..." şeklinde bir ticaret unvanının da tescil edilmediği, dolayısıyla “...” markasının kullanımına dair bir lisans verilmesinin söz konusu olamayacağı, sadece sahibine ait olan ticaret ünvanı kullanımının başkasına lisans şeklinde verilemeyeceği, ihbar olunanlar... Ltd. Şti. ile ... Tekstil A.Ş.
arasında imzalanan “Distribütörlük Sözleşmesi” dosyaya ibraz edilmişse de, söz konusu sözleşmede distribütör şirket olan ... Tekstil A.Ş. ile davalı arasında yapıldığı iddia edilen bayilik sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediği, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmedilen tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle maddi-manevi tazminat ve itibar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.