Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tescilli marka hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemli dava kararı özeti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 2015ten beri fiilen ve 2016dan beri tescilli olarak ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde kullandığı "..." markasına davalı tarafından benzer bir ibarenin haksız kullanılması iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasının argümanlarını içermektedir; davacı, davalının benzer marka başvurusunun reddedilmesine rağmen kullanımına devam etmesinin karıştırılma ihtimali yarattığını ve zarara yol açtığını ileri sürerken, davalı ise markanın ayırt edici nitelikte olmadığını, kötü niyetli olmadığını ve zararın oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmekte, yargılama süreci Sınai Mülkiyet Kanununun marka hakkına tecavüz ve karışıklık ihtimaliyle ilgili maddeleri çerçevesinde yürütülmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2022/275
KARAR NO : 2026/135
DAVA : Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan Maddi Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
KARAR TARİHİ : 30/03/2026 Yazım Tarihi: 13/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: " 2015 yılından itibaren ....’da ağız ve diş sağlığı ile ilgili hizmet sunduklarını, bu hizmeti “...” markası adı altında yürttüklerini, bu ibareyi 24.11.2015 tarihinden itibaren fiili, 05.12.2016 tarihinden itibaren ise tescilli şekilde kullandıklarını, davalının ... TİC. LTD. ŞTİ’nin ise ticaret unvanını 16.05.2022 yılında ... olarak değiştirdiğini, davalının 18.07.2020 tarihinde ... sayı ile “...” ibareli benzer bir marka başvurusunda bulunduklarını ancak 3. kişi itirazı nedeniyle başvurunun reddedildiğini, buna rağmen bu markayı kullanmaya devam ettiklerini, 2021 yılı itibariyle davacının bu kullanımı öğrendiğini, ihtarda bulunduğunda ise markayı kullanmaya devam edeceklerini bildirdiklerini, bu doğrultuda tecavüzün tespiti-durudurulması-giderilmesi kapsamlı bir davanın ....'’de açıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davalının kullandığı markanın müvekkilin markasına benzer olması, hizmet sınıfının aynı olması, karıştırılma ihtimali yaratması nedenleriyle müvekkilinin uğradığı zararların tazimin edilmesi gerektiğini, bu doğrultuda 30.000,00 TL manevi, ayrıca tecavüz nedeniyle hukuki yollara başvurulmak durumunda kalındığından, karşılamak zorunda kaldığı ve kalacağı fiili zarar ile SMK m. 152/2-c kapsamında tazminatın tespitine ve tazminine, fiili zarar ve yoksun kalınan kâra yönelik şimdilik 5000,00 TL tazminatın talep edildiğini ve fiili zarar ile yoksun kalınan kârın Sayın Mahkeme tarafından kesin tespitine (fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla) karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: "Müvekkil şirketin üst düzey yeterlikte ve deneyime sahip olan üç diş hekimi tarafından kurulduğunu, davacı markasının ayırt edici nitelikten uzak olduğunu, SMK m. 29/1 atfındaki m. 7/2-b hüküm kapsamına göre marka kullanımının bir aykırılık teşkil etmediğini, davacının markasına yaklaşma ve bundan haksız yararlanma niyetinin bulunmadığını, kötüniyet iddialarının reddinin gerektiğini, müvekkilin ticaret unvanını değiştirdiğini, yeni markalaşma sürecine başladıklarını, tabelaların söküm aşaması devam ettiği belirtilmesine rağmen cebri icra yoluyla bunların söktürüldüğünü, 21.04.2022 tarhinde ihtara cevap vererek anlaşma karşılığı ödeme teklifinde bulunduklarını ancak kabul edilmediğini, maddi tazminat talebi için ortada bir zararın bulunmadığını, davacının yapmış olduğu hukuki masrafların talebinin kanun kapsamında olmadığını, yoksun kalınan kazanç talebinde çelişkili taleplerin olduğunu, manevi bir zararın doğmasının mümkün olmadığını ayrıca sektördeki itibarın davalı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddine talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU;
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü ;
Hukuka uygunluk sebepleri
Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)
Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)
Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)
Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)
Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)
Müktesep hak (6/6 m.)
Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.
Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden ;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı talep edebilir."
Madde 151. " (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.
(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
Davacı tarafın ... tescil sayılı marka hakkının davalı tarafça ihlal edildiği iddiasına bağlı maddi (lisans bedeli seçeneği) ve manevi tazminat talebinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya ait "... + ... " ibareli 44 sınıfta 05/12/2016 tescil tarihli ... sayılı markası olduğu, dava tarihinde korunduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Davacı şirketin 27 Kasım 2015 tarihinde ; davalı şirketin ise 19 Haziran 2020 tarihinde kurulduğu ticaret sicil kayıtları ile tespit edilmiştir.
.... Esas sayılı dosyasına sunulan;
13.04.2022 tarihli delil tespitine yönelik bilirkişi raporunda:" Davalıya ait tabela duvarlarında, işletmede kullanılan tanıtım flamaları ve kartvizit gibi tanıtım malzemelerinde, sosyal medya hesaplarında kullanılan logoların tespiti yapılmıştır. Bu doğrultuda, davalı şirketin esas olarak “ağız ve diş sağlığı hizmetleri” alanında faaliyet gösterdiği belirlenmiştir.
Davacı adına tescilli bulunan ... sayılı “...” esas unsurlu marka ile davalı tarafça kullanılan “...” markasının, aynı/benzer türden mal ve hizmetler için karıştırılacak düzeyde benzer olduğu, davalı tarafça sunulan hizmetlerin, davacıya ait markanın tescil kapsamında bulunan hizmetlerle aynı ya da aynı türden olduğu, bu nedenle “...” markasının davalıya ait işletmede ve ayrıca ... ve ... hesaplarındaki kullanımların davacı adına tescilli marka ile karıştırılmaya neden olacak nitelikte olduğu kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ;
12.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise "Davacının ... sayılı markası ile dava konusu edilen markasal kullanımlar arasında, karıştırılma ihtimalinden doğan marka hakkının ihlali halinin/durumunun mevcut olduğu " ifade edildiği görülmüştür.
Bu dosyasının davacısı tarafından davalı firma aleyhine açılan davada ....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı Kararında ÖZETLE: "davanın kabulü ile ... sayılı markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine ve ortadan kaldırılmasına, Tecavüz oluşturan el konulan ürünlerin imhasına, Internet ortamında markasal kullanım oluşturan tüm yazı ve görsellerin kaldırılmasına, mümkün değil ise erişimin engellenmesine, Kararın bir gazetede masrafı davalıya ait olmak üzere bir defa ilanına karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememiz dosyasında Ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra tahkikata geçilmiş, ancak bu dava ....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı kararının kesinleşmesi şartına bağlı olduğundan ilgili dosyasının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmıştır.
Diğer yönden bilirkişi Heyeti tarafından hazırlanan 06.03.2023 tarihli ek raporunda: "
- Davalının ve davacının 2020-2022 yıllarına ait kanuni defterleri (Yevmiye Defteri-Kebir Defteri-Envanter Defteri),
- Davalının ... ... Şirketi 16.08.2020 ile icra yoluyla sonlandırılan 01.06.2022 ihlal tarihine kadar olan satış faturaları (iptal edilenler dahil) (sıralı bir şekilde),
- Davacının 16.08.2020 ile 01.06.2022 tarihleri arası satış faturaları,
- Davalı ve davacının 16.08.2020 ile 01.06.2022 tarihleri arasına ait davaya konu hizmet gelir satışlarına ait hesapların alt hesap kayıt listelerinin,
- Davalı ve davacının 2020-2022 yılları vergi dairesine verilen gelir tablosu (Bağlı bulunduğu vergi dairesinden talep edilebilir)
- Davalı ve davacının davaya konu hizmet maliyeti ile ilgili bilgiler,
- Davacının verdiği lisanslar ve/veya sektöre ilişkin verilen lisanslar
Yukarıda talep ettiğimiz bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılmasından sonra Heyetimizce davacının yoksun kalınan karının hesaplanabileceği, Davacının itibar ve manevi tazminat talebi konusunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu yönündeki görüşlerimizi Sayın Mahkeme’nin takdirine arz ederiz." şeklinde ifade edilmiştir.
Bilirkişi Heyeti tarafından hazırlanan 04.08.2023 tarihli ek raporunda: "Sayın Mahkemece verilen görev kapsamında, tarafların 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin defter kayıtları ve belgeleri üzerinden gerekli incelemeler yapılmış olup; SMK'nın ilgili hükümleri kapsamında, davalı tarafa ait fillerin davacı markasına tecavüz olarak nitelendirilebileceği ,Davacının tercihi olan 6769 sayılı SMK’nin 151/2-c maddesine göre, davacının davalıdan talep edeceği lisans bedelinin 16.464,17 TL tutarında olacağı, Görüş ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı kararı İSTİNAF ve YARGITAY denetiminden geçerek 07/10/2025 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi ile davalı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında ele alınıp değerlendirildiğinde dosyaya sunulan raporlar denetlenebilir olduğu, içeriğinin de olumlu veya olumsuz değerlendirilebileceğinden yargılamanın gereksiz uzamaması için bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE ;
Davacı taraf iddiası, davalı savunması , karşılıklı sunulan ve yansıtılan delil ve belgeler, Marka tecil belgesi , Ticaret sicil kayıtları , bilirkişi raporu ve itiraz üzerine alınan ek rapor, kesinleşen ....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı ilamı, kesinleşen bu dosyadaki raporlar ile dosya bütünü ile incelendiğinde;
Davacıya ait "... + ... " ibareli 44 sınıfta 05/12/2016 tescil tarihli ... sayılı markası olduğu, dava tarihinde korunduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı kesinleşen ilamında davacının tescilli ... sayılı “...” markasının davalıya ait işletmede ve ayrıca ... ve ... hesaplarındaki kullanımların davacı adına tescilli marka ile karıştırılmaya neden olacak nitelikte olduğu ve bu eyleminin marka tecavüzü oluşturduğu tespit edilmiştir.
Buradan hareketle davacı taraf SMK 149 ve 151.nci maddelere göre maddi ve manevi tazminat talep edebileceği sonucuna varılmıştır.
MADDİ TAZMİNAT KONUSU;
Davacı taraf SMK 151/2-c bendine göre lisans seçeneği üzerinden maddi tazminat talep etmektedir.
....' nin 13.10.2022 tarih ve ....sayılı kesinleşen ilamında davalı eyleminin davacının tescilli markasına karşı tecavüz oluşturduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle davacının maddi tazminat talebi yerindedir.
Benimsenen 04.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti EK raporunda " tarafların 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin defter kayıtları ve belgeleri üzerinden gerekli incelemeler yapılmış olup; SMK'nın ilgili hükümleri kapsamında, davalı tarafa ait fillerin davacı markasına tecavüz olarak nitelendirilebileceği ,Davacının tercihi olan 6769 sayılı SMK’nin 151/2-c maddesine göre, davacının davalıdan talep edeceği lisans bedelinin 16.464,17 TL tutarında olacağı, " şeklinde tespit ve değerlendirmelere aynen iştirak edilerek davacı vekilinin 02/01/2026 tarihli bedeli artırım dilekçesi de gözetilerek bu miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilmiştir.
MANEVİ TAZMİNAT KONUSU;
Davacı taraf dava dilekçesinde "30.000,00 TL manevi tazminat" şeklindeki talepte bulunmuştur.
....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı kesinleşen ilamında davalı eyleminin davacının tescilli markasına karşı tecavüz oluşturduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle davacının manevi tazminat talebi yerindedir.
30.000,00 TL manevi tazminatın 16/08/2020 tarihinden itibaren yürütülecek ticari temerrüt faizi ile (avans faizi) davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine, ( bu oran belirlenirken davalı taraf eylemi nedeniyle davacının tesçilli markasının müşteri potansiyelinde yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar dikkate alınıp takdiren tayin edilmiştir ) şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKMÜN İLANI;
....' nin 13.10.2022 tarih ve .... sayılı kesinleşen ilamında davalı eyleminin davacının tescilli markasına karşı tecavüz oluşturduğu tespit edildiğinden açılan tazminat davasında da Kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek suretiyle Türkiye Genelinde yayınlanan bir gazetede bir kez ilanına, karar verilmiştir.
Nihayetinde dava kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda hesap edilen 16.464,17 TL'nin 16/08/2020 tarihinden itibaren yürütülecek ticari temerrüt faizi ile (avans faizi) davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafça talep edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın 16/08/2020 tarihinden itibaren yürütülecek ticari temerrüt faizi ile (avans faizi) davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine,
4-Kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek suretiyle Türkiye Genelinde yayınlanan bir gazetede bir kez ilanına,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 597,72 TL'nin düşümü ile bakiye 134,28 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücreti Tarifesi m. 7/3 hükmü uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Davacının yaptığı; 3.500,00 bilirkişi ücreti, 430,00 TL tebligat ücreti, 597,72 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 4.527,72 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 30/03/2026
Katip ... Hakim ...
E imzalıdır E imzalıdır