Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan yapılan temyiz başvurusunu esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onarken, mala zarar verme suçunda yasa yolu hatası nedeniyle dosyayı iade etti.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme ilişkin temyiz talebi, kanunda öngörülen yasa yolunun itiraz olması nedeniyle incelenmeksizin itiraz merciince değerlendirilmek üzere iade edilmiş; hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde ise sanık müdafiinin hukuka aykırılık, eksik değerlendirme ve ceza miktarının yerinde olmadığına dair temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2388 E., 2023/5101 K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onamaI - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3-a maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, aynı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca verilen, istinaf başvurusunun reddine dair kararın aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün olmadığından ve 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın hakkı ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın Tebliğname'ye uygun olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE,II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik değerlendirme ile müvekkili aleyhine mahkûmiyet kararı verildiğine, müvekkilinin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında samimi bir şekilde ifadesini verdiğine, kolluk görevlilerine yardımcı olduğuna, müvekkili hakkında verilen ceza miktarının yerinde olmadığına TCK'nın 145. maddesinin karar verilirken uygulanmadığına, malın değerinin azlığı sebebi ile indirim yapılmadığına, müvekkili hakkında verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerine", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.