Hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarında etkin pişmanlık uygulaması için çalınan hayvanın bulunma biçimi ve iadesine ilişkin kolluk tutanağı ile görevli beyanlarının eksik incelenmesi temyiz nedeni.
Özet: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yargılanan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince uygulanan etkin pişmanlık hükümlerinin, çalınan hayvanın mağdurun kendi çabalarıyla bulunup iade edildiğine dair beyanlara rağmen, sanıkların iadeye fiilen katkısının olup olmadığı, hayvanın bulunma şekli ve teslimine dair resmi tutanaklar ile kolluk görevlilerinin detaylı ifadeleri alınmaksızın eksik incelemeyle verildiği tespit edilerek, etkin pişmanlık hükümleri açısından yetersiz soruşturma yapıldığına işaret edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/27042 E.  ,  2026/9251 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/197 E., 2023/1435 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, olayla ilgili mağdurun şikâyetinin bulunmadığına, tüm zararının giderildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın alkollü şekilde olay esnasında araçta uyuduğuna ve suça iştirak etmediğine, diğer sanıkların da bu hususu doğruladığına, aleyhe delil bulunmadığına yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, sanıklar tarafından tüm zararın giderildiğine, mahkemece bu hususta eksik inceleme ile hüküm verdiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Eskil Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/221 Esas, 2021/140 Karar sayılı dosyasında sanıklar hakkındaki hırsızlık ve sanık ... hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/3265 Esas, 2022/697 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda; sanıkların suça konu danayı çaldıktan sonra ...’ya sattıkları, ...’nun ...’a sattığı, onun da facebook isimli site aracılığıyla ilana çıkarıp ...’ye sattığı belirlenmiştir. Mağdurun 27.01.2021 tarihli celsedeki beyanında ...Sabah eşim bana dananın yerinde olmadığını söyledi. Bende hemen Jandarmaya haber verdim. Bir gün sonra facebook da ... isimli kişinin benim dananın fotoğrafını paylaştığını gördüm. Bende bunun üzerine Jandarma ile beraber giderek ...'den danamı teslim aldım. Sanıklar bana danamı getirmedi, şeklinde beyanda bulunduğu, ...’nin 28.05.2021 tarihli celsede, ...’ın 08.06.2021 tarihli celsede alınan beyanlarında mağdurun bu beyanını doğruladıkları, ancak jandarma marifetiyle suça konu hayvanın mağdura teslimine veya bulunuş biçimine dair tutanağa dosyada rastlanmadığı, Mahkemenin gerekçeli kararında, sanıkların gerçekleştirmiş oldukları olayı samimi şekilde anlatmaları, mağdurun uğramış olduğu zararı gidermeye hazır olduklarını ve buzağıyı kime sattıklarını söylemeleri, buzağının sonraki sahiplerinin tanık sıfatı ile alınan beyanlarında herhangi bir zararlarının olmadığını dile getirmeleri nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığının belirtildiği, bu haliyle suça konu hayvanın soruşturma aşamasında bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise bunda sanıkların herhangi bir katkısının olup olmadığı, hayvanın bulunduğu yeri ya da sattıkları kişiyi gösterip göstermediklerinin anlaşılamadığı, beyanlarda geçtiği gibi mağdurun kendi araştırmasıyla facebook üzerindeki ilanı görüp jandarmayı haberdar etmesi, ardından mağduru refakate alan kolluğun satın alanlarla görüşmesi sonrası hayvanın teslim alınıp alınmadığı hususlarının şüpheden uzak biçimde belirlenemediği nazara alındığında; Suç konusu hayvanın mağdura teslimine ve bulunuş biçimine dair tutanağın kolluktan temini ile bu tutanaktaki görevlilerin; tutanak yok ise teslim hususunda bilgi sahibi olan kolluk görevlilerinin tespiti ile o görevlilerin bu hususta tek tanık konumunda olmaları nedeniyle teferruatlı biçimde beyanı alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile 5271 sayılı CMK'nun 210. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; a-Beyanlarda geçtiği gibi hayvanların çalınması olayında kolluk kuvvetleri ve mağduran kendi araştırması neticesinde hayvanların sahibine iadesinin yapıldığı, sanıkların hayvanların iadesi hususuna herhangi bir katkı sunmadıkları belirlenir ise sanıklar hakkında TCK 168. madde gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, b-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında TCK’nın 63.maddesi uyarınca mahsubuna karar verilen sürelerin gösterilmemesi, Hukuka aykırı olup, sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nun 280/1 ve 289/1 maddeleri gereğince" hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/3265 Esas, 2022/697 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Eskil Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/101 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.