Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, suç örgütüyle ilişkisi ve yetkisini kötüye kullanarak çıkar sağladığı sabit görülen polis memurunun meslekten çıkarılma cezasına ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki metin, çıkar amaçlı suç örgütüyle yakın ilişki kurarak yetkisini ve nüfuzunu kötüye kullandığı iddiasıyla meslekten ihraç edilen bir başpolis memurunun açtığı davanın incelenmesini sunmaktadır; ilk derece mahkemesi disiplin cezasını hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermiş, Danıştay Dairesi ise kamu görevlilerinin disiplin cezası alması için eylemlerin usulüne uygun soruşturmayla şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini vurgulayarak dosyayı değerlendirmeye almış ve davacının suç örgütü lideriyle ilgili telefon görüşme kayıtları üzerinden incelemesini sürdürmüştür.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/404 E.  ,  2025/1104 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/404
Karar No : 2025/1104
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Büro Amirliği emrinde başpolis memuru olarak görev yapan davacının, (dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının 3.2 maddesindeki davranışlarıyla) "Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve... sayılı kararının söz konusu disiplin cezasına ilişkin kısmının iptali ile maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak şartıyla özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla;
... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Hakan A. liderliğinde kurulan çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde, davacının da içerisinde yer aldığı bir kısım emniyet personeli hakkında, örgüt üyeleri ile aralarında bağlantı bulunduğu iddiasıyla yürütülen adli işlem ve disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen raporda; adı geçen suç örgütüne ilişkin yapılan teknik takip bulguları neticesinde; davacı ve diğer polis memuru ... Ş.'nin, ... Restorana gittiklerinin sabit olduğu, her ikisi de ekip amir vekili konumunda olan memurların, bölgelerinde fuhuş yapıldığı bilinen masaj salonlarının ortağı olan bir kişinin sahibi olduğu restorana sürekli ve düzenli olarak gitmelerinin kabul edilemeyeceği, polis uygulamalarını önceden haber verdikleri, fuhuş örgütüne sağladıkları çıkar karşılığında restoranda yedikleri yemeklerin bedelinin alınmadığı tespit edildiğinden davacının (dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının 3.2 maddesindeki davranışlarıyla) "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırıldığı, olayda; disiplin soruşturma raporu, tanıkların ve davacının kendi ifadeleri, mahkeme kararına dayalı telefon ve ortam dinlemeleri, teknik takipler ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, suç çetesi ile yakın ilişki içinde olduğu ve bu ilişki sonucunda karşılıklı olarak çıkar sağladığı, böylece üzerine atılı "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilinin sübuta erdiğinin, her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulduğu anlaşıldığından, söz konusu fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin anılan disiplin cezasına dair kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2021/10367, K:2023/5604 sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca,... İdare Mahkemesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş olduğu, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle, söz konusu kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesinin ardından, yenilenen dilekçeyle açılan davada yapılan yargılama sonucunda aynı Mahkemece verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi olduğu ve dolayısıyla doğrudan temyize açık bulunduğuna oyçokluğuyla karar verilmek suretiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı kaldırılarak gereği görüşülmüş,
Kamu görevlilerinin disiplin cezası ile cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin usulüne uygun şekilde yürütülecek bir soruşturma ile sübut bulup bulmadığının ortaya konulması; soruşturma sürecinde, kamu görevlisinin lehine ve aleyhine olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması; disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması ve son olarak bu eyleme uygun düşen disiplin cezası maddesinin belirlenerek uygulanması gerektiği,
Olayda, davacıya isnat edilen fiilin, telefon görüşmelerinin dinlenilmesi sonucu elde edilen tape kayıtlarından tespit edildiği,... kodlu tape kayıtlarında, suç örgütü lideri... ile kardeşi .... arasında geçen 23/04/2011 tarih ve 17/05/2011 tarihli telefon görüşmelerinde, "... ve ... isimli kişilerin ... isimli restorana sık sık gelip, para vermeden yiyip içtikleri veya çok cüzi miktarda ödeme yaptıkları" yolunda konuşmaların geçtiği anlaşılmakla birlikte, yapılan disiplin soruşturması sırasında alınan ifadeler incelendiğinde; ... ve ....'nın, "telefon görüşmelerinde adı geçen ... ve ... isimli kişilerin polis memurları olmadıkları, tanıdık arkadaşları olduğu" yönünde ifade verdikleri, restoran işletmecisi ...'nin, "tüm polis memurlarının restoranda yedikleri yemeklerin ücretlerini mutlaka ödedikleri, acil bir durum olup da ödeyemediklerinde, bir sonraki gelişlerinde hesabı mutlaka ödediklerini" beyan ettiği, yine restoran çalışanı ...'nin, "davacı ve diğer polis memurlarının restorana yemek yemek ve eğlenmek için sık sık geldiklerini" beyan etmekle birlikte hesap ödemedikleri yönünde bir bilgisinin olmadığını ifade ettiği, tanık ...'nin haricinde, davacı ve diğer polis memuru....'nin, adı geçen restoranda ücret ödemeden yedikleri ve eğlendiklerini doğrulayan başkaca bir tanık ifadesinin bulunmadığı, suç örgütü lideri ... .... ile kardeşi .... arasında yukarıda anılan tape kayıtlarının dışında, atfedilen disiplin suçunun davacı tarafından işlendiğini net bir şekilde ortaya koyan somut bir delilin mevcut olmadığı, nitekim soruşturmacı tarafından da, davacının, soruşturmaya konu fiili nedeniyle, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunun sübuta erdiğinden bahisle, Tüzüğün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesi yönünde görüş bildirildiği,
Bu durumda, davacıya isnat edilen suçun sübut bulduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davacının temyiz isteminin kabulü ile... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, kendisine yöneltilen suçlamaların soyut ve yasal dayanaktan yoksun olduğu, polislik mesleğine başladığı tarihten itibaren mesleğin gerektirdiği sorumluluk bilinciyle hareket ettiği, hiçbir kanun dışı iş veya işlemde bulunmadığı, kendisi ya da başkaları lehine menfaat temin etme yoluna gitmediği, çok sayıda başarı belgesi ve maaş taltifine sahip olduğu, dava konusu işlem öncesinde hakkında herhangi bir disiplin soruşturması veya ceza bulunmadığı, somut olayda ilk derece mahkemesi gerekçesinde alt ceza uygulanmamasının hukuki bir temele dayanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ... İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin... İdare Mahkemesinin...... tarih ve E:...K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay İkinci Dairesinin 28/11/2023 tarih ve E:2021/10367, K:2023/5604 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.