Yargıtay, orantılılık ilkesi ve hak yoksunlukları sebebiyle bozulan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama davasında, bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz incelemesi sonucu onamıştır.
Özet: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan yargılanan sanık hakkında, daha önce orantılılık ilkesi ve hak yoksunlukları hususlarında yüksek mahkeme tarafından verilen bozma kararı sonrası yerel mahkemece tekrar mahkumiyet hükmü kurulmuş; sanığın mükerrer yargılama yapıldığı ve beraat etmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve ceza yaptırımının hukuka uygun şekilde belirlendiğinin tespiti üzerine reddedilerek, yerel mahkemenin ikinci mahkumiyet kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/3 E., 2025/314 K.SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/1086 Esas, 2016/586 Karar sayılı kararının katılan ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 15.10.2018 tarihli ve 2017/21080 Esas, 2018/15124 Karar sayılı ilâmı ile özetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, aynı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, sonuca etkili ve hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına,2. Bozma üzerine verilen Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2025/3 Esas, 2025/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,Karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebepleri; hakkında mükerrer yargılama yapıldığına, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.III. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, mükerrer yargılama yapılmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2025/3 Esas, 2025/314 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.