Hırsızlık suçundan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin delil ve indirim itirazları reddedilerek hükmün Yargıtayca oy birliğiyle onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararına karşı sanık müdafiinin yaptığı temyiz başvurusunda, suç yeriyle ilgili delil yetersizliği, zararın kısmen giderilmesi, sanığın pişmanlığına rağmen takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gibi nedenlerle hükmün bozulması talep edilmiş; ancak Yargıtay, yapılan inceleme neticesinde hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulmayarak sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarını reddetmiş ve bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4178 E.  ,  2026/7511 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3778 E., 2023/4105 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "dosya kapsamında suçun işlendiği yer olan kamyonetin kapısının açık olup olmadığının şüpheden uzak delilerle ortaya konulamadığına ve bu husus istinaf incelemesinde göz önünde bulundurulmaksızın başvurularının esastan reddinin hatalı olduğuna, müvekkilinin katılana ait 1 adet cep telefonu ve 1 adet ses bombasını olay günü teslim ettiğine, kalan zararı da cezaevinde tutuklu olduğu için gideremediğine, katılanın zararının kısmen giderilmesine, müvekkilinin yargılama boyunca olayı tüm samimiyeti ile anlatmasına ve pişmanlık duyduğunu dile getirmesine rağmen TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim yönünden yapmış oldukları itirazın da değerlendirilmediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.