Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazını esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının, istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesi tarafından onanmasına rağmen, sanık müdafiinin somut delil yetersizliği ve suçun manevi unsurlarının oluşmadığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun, Yargıtayın yaptığı detaylı incelemede hükümde herhangi bir hukuka aykırılık veya isabetsizlik bulunmadığının tespit edilmesi üzerine oy birliğiyle esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının kesin olarak onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2704 E., 2024/145 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, polis tutanaklarına göre kolluk görevlilerinin apartman içinde konuşlandığı ve teslim ol uyarısında bulunduğu bir ortamda sanığın 3. katta bulunan olay yerinde katılanın elindeki paketi alarak kaçmaya çalışmasının, inanması güç bir kurgu olduğuna, atılı suçun manevi unsurlarının oluşmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.