İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından incelenen, kazı çalışmaları sırasında davacı şirketin telekomünikasyon altyapısında meydana gelen haksız fiil kaynaklı maddi tazminat istemi davası.
Özet: Telekomünikasyon altyapı şirketi, bir inşaat ortaklığı ve ilgili idareyi, 03.09.2025 tarihinde gerçekleştirdikleri kazı çalışmaları sırasında kendi yeraltı kablo altyapılarına verdikleri 21.235,14 TL tutarındaki zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmini amacıyla dava etmiştir; davacı şirketin hasar tespit tutanağı, fotoğraflar ve uzman bilirkişi raporuyla desteklenen maddi tazminat talebine karşılık, davalılar zamanaşımı, illiyet bağı eksikliği, müvekkillerinin kusursuzluğu ve davacının kendi kusuru gibi savunmalarla davanın reddini istemişlerdir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1150 Esas
KARAR NO : 2026/650
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 31/03/2026
KARAR TARİHİ : 08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mah. 726. Sk. İle 727. Sk. kesişimi adresinde 03.09.2025 tarihinde ... çalışması esnasında müvekkili şirkete ait altyapının, aynı adreste çalışma yapan yüklenici firma ... İnşaat / ... İnşaat Adi Ortaklığa izafeten ... İnşaat Sanayi Ticaret A. Ş.ve ... İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. şirketleri tarafından hasara uğratıldığını, aynı gün müvekkili şirket personeli tarafından hasar tespit tutanağı ile hasarın kayda alındığını, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin tablolarla belgelendirildiği ve faturalandırıldığını, hasardan dolayı müvekkilinin 21.235,14 TL zarara uğradığını, işbu zararın giderilmediğini beyanla 21.235,14 TL zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, müvekkili idarenin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zarar ile idari eylem arasında illiyet bağı kurulamadığını, 2560 sayılı yasa gereği idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan fotoğraf ve tutanakların tek taraflı düzenlendiğini ve delil niteliği taşımadığını, hasarın idare tarafından değil, dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A. Ş. ile ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında meydana geldiğini, yüklenici firmanın sözleşme gereği zarardan sorumlu olduğunu, davacının tesisatını yasal derinlikte döşeyip döşemediğinin ve gerekli uyarıcı önlemleri alıp almadığının araştırılması gerektiğini, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca davacının kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, idarenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca işçi, araç yakıt ve sair genel idare giderlerinin zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına ... tarafından hasar tespit tutanağı, hasar keşif tutarı formu, hakediş, hasar yeri fotoğrafı ile ... Belediyesinden alınan ruhsat, kroki şeklinde belgeler celp edilmiş, dosya telekomünikasyon ve haberleşme alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
03/09/2025 tarihinde davalı firma tarafından yapılan çalışmalar sırasında davacı şirkete ait alt yapının zarar görüp görmediği, hasar ve zarar miktarı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ve dosya kapsamına göre ... Müdürlüğü ile diğer davalılar arasında alt yapı işlerine dair eser sözleşmesi akdedildiği, buna göre davalılar arasında işverenlik-alt yüklenicilik ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır.
TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Dolayısıyla davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalının varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.
Mahkememizce bu doğrultuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, dosya kapsamında telekomünikasyon ve haberleşme alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim olunan 17/08/2026 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere göre, hasar tespit tutanağında hasar tarihinin 03.09.2025 olarak belirtildiği, ... müzekkere cevabında hasar tarihinde verilen bir kazı izni bulunmadığı ve 04-05.09.2025 tarihleri için ...'ye kazı ruhsatı verildiğinin belirtildiği, bununla birlikte, hasar tespit tutanağı ve ruhsatta verilen kazı güzergahının aynı adreste bulunduğu ve ... ile ... fotoğraflarında görülen koordinatların aynı lokasyona ait olduğu, ... fotoğraflarında kazı çalışmasının ... adına ... ve ... İnşaat Adi Ortaklığı tarafından yapıldığını gösteren tabela bulunduğu, fotoğraflarda hasarlı kablo altyapısının görüldüğü, hasar keşif tutar formu, şantiye defteri ve hakediş kayıtlarının, kullanılan malzeme ve yapılan işçiliklere ilişkin ücret ve miktarlar açısından birbiriyle uyumlu olduğu, hasar giderme çalışmaları kapsamında yapılan işlerle ilgili olarak yansıtılan miktarların, işbu raporun 4.5. maddesindeki hesaplamalarla uyumlu olduğu, hasar yeri fotoğraflarından hasarlı kablo alt yapısının, ... ... Dökümanında kazı için belirtilen 50 cm'lik mesafenin üzerinde bir derinlikte bulunduğunun anlaşıldığı, ... altyapısının ... Tesisleri ... Dokümanında belirtilen ölçülerde olmadığını gösteren herhangi bir teknik delil bulunmadığı, 21.235,14 TL tutarlı hasar maliyetinin ve dava konusu zararın ... birim fiyatlarına göre oluşturulduğu, işbu raporun 4.8. maddesinde yapılan değerlendirmelerde 2025 yılı ÇŞB birim fiyatlarına göre ... fiyatlarının düşük olduğunun değerlendirildiği, fiyatların piyasaya uygun olmadığını ya da fahiş olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığı ve kadri maruf olduğu yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği görülmüş, sözü edilen bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış, bu sebeple davanın kabulü ile sözü edilen hasar bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği sonucuna varılmış ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-) 21.235,14 TL'nin hasar tarihi olan 03/09/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-) Alınması gereken 1.450,57 TL harçtan peşin olarak alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 718,57 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-) Davacı tarafından sarf olunan 10.330,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-) Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.400,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 21.235,14 -TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-) Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harç ile 732,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.464,00 TL harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-) Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/09/2026
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza