Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından temyiz edilen kararı inceleyerek, konut dokunulmazlığı temyizini temyiz edilemezlik nedeniyle reddetti, hırsızlık hükmünü ise esastan onadı.
Özet: Sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından aldığı cezalara yönelik temyiz başvurularında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen cezanın temyiz edilebilirlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz istemi reddedilmiş; hırsızlık suçundan ise, sanık ve müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı ve şüphenin lehine yorumlanması gerektiği yönündeki itirazları yerinde görülmeyerek istinaf mahkemesinin hükmü onama kararı hukuka uygun bulunmuş ve Yargıtay tarafından onanmıştır. Gerekçeli karardaki suç tarihi hatasının mahallinde düzeltilebileceği belirtilmiştir.

D U R U Ş M A T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza DairesiSAYISI : 2022/1970 E., 2023/2119 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaSanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, şüphe bulunduğuna, şüphenin sanık lehine yorumlanmasına, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin mahallinde "14.09.2021" olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında katılanlara yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.