Pandemi ve Savaş Etkisiyle Malzeme Fiyat Artışı Gerekçesiyle Talep Edilen Tasfiye ve Fiyat Farkının Reddi Sonrası Yapım İşleri Sözleşmesinin İdarece Tek Taraflı Feshinin Hukuka Uygunluğuna İlişkin Uyuşmazlık
Özet: Bu hukuki evrak, bir yapım işi sözleşmesinin idare tarafından tek taraflı feshinin haksız olduğu iddiasıyla açılan bir davayı konu almaktadır; davacılar, COVID-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle artan maliyetler ve tedarik sorunları yaşandığını, tasfiye ve fiyat farkı taleplerinin reddedilmesi üzerine sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek teminat bedelinin ve zararlarının tahsilini talep etmiş, davalı idare ise yüklenicinin işe başlamadığını, mücbir sebep hallerinin bulunmadığını ve taleplerin yerinde olmadığını savunmuş, ilk derece mahkemesi ise salgının ihale tarihinde bilindiğini belirterek idarenin feshin kabul edilmemesi kararını hukuka uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/34 E., 2025/56 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/88 E., 2024/73 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ''... Bölge Müdürlüğü 2022 Yılı Üretim Kampları, Lokasyon Ulaşım Yolları ve Tesislerde Muhtelif İşlerin Yapım İşi'' ile ilgili olarak 16.02.2022 tarihli sözleşme imzalandığını, belirtilen işin yer tesliminin 21.02.2022 tarihinde yapıldığını, bitim tarihinin 30.10.2022 tarihi olarak planlandığını, Covid 19 salgını ve Rusya Ukrayna savaşı nedeniyle üretim ve tedarik sorunu yaşanmaya başlandığını, malzeme fiyatlarında artış meydana geldiğini, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında tasfiye talepli dilekçe sunulduğunu, davalının ise 21.04.2022 tarihli yazısı ile taleplerini reddettiğini, davalı tarafından yapım işine hiç başlanmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini, davalı tarafından müvekkillerinin hiç işe başlamadığı iddia edilmiş ise de müvekkillerinin yapılan işler ile ilgili hakediş ödemeleri aldığını, davalı idarece 07.03.2022 tarihli yazı ile 11.03.2022 tarihli yazı ile belirli bölgelerdeki işin yapılmasının istenildiğini, müvekkilleri tarafından kısa sürede işlerin yapılmasına başlanmasına rağmen davalı idarece 21.03.2022 tarihinde noterden ihtarname gönderilerek işlere başlanılmadığı belirtilerek ceza uygulanacağı ile sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiğini, davalı idarece 21.04.2022 tarihli yazı ile sözleşmenin feshi sürecinin başlatılıp 27.04.2022 tarihinde sözleşmenin idarece tek taraflı olarak feshedildiğini belirterek sözleşmenin haksız feshinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 170.000,00 TL teminat ve 2.000,00 TL sözleşmeden kaynaklı zarar olmak üzere toplamda 172.000,00 TL'nin, hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan ihale sonucunda davacılar ...-... iş ortaklığı ile sözleşme imzalandığını, yükleniciye 21.02.2022'de yer teslimi yapıldığını, yer tesliminden sonraki 8 gün boyunca yüklenici tarafından sahada hiçbir iş yapılmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine 07.03.2022 tarihli ve 11.03.2022 tarihli uyarıların gönderildiğini, davacının Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 10'uncu maddesindeki "Mücbir Sebepler" hükmüne dayanarak fiyat farkı hesabı yapılarak, farkın ödenmesi veya sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi ile teminatının iade edilmesini talep ettiğini, talebin Kurumca uygun görülmediğini, davacılara 21.03.2022 tarihli ihtarname gönderilerek yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda on günlük sürenin sonunda sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 08.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, sonraki süreçte yüklenicinin 25.03.2022 tarihli yazı ile sözleşmenin feshedilmemesini talep edip işe devam edeceğini belirttiğini, 12.04.2022 tarihli yazısı ile de sözleşmenin, 2020/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda tasfiyesini, 20.04.2022 tarihli yazısı ile de Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen geçici madde doğrultusunda fiyat farkı ve ek süre hesaplaması yapılarak sözleşme süresine ilavesi talebinde bulunduğunu, farklı içerikteki taleplerin idarece 21.04.2022 tarihli yazı ile reddedildiğini, akabinde fesih kararının yükleniciye 27.04.2022 tarihli yazı ile bildirildiğini, somut olayda mücbir sebep halleri bulunmadığını, pandeminin ihale tarihinde mevcut olup sonradan ortaya çıkan bir durum olmadığını, davacılar tarafından kamu ihalelerinden yasaklanmaları nedeniyle 1 yıl boyunca meydana gelen zararlarının tazminini talep edilmiş ise de yasaklama kararının iptaline yönelik açılan davada davanın reddine karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihaleye konu işi yüklendiği ve işin ihalesinin yapıldığı 13.01.2022 tarihi itibari ile Covid-19 salgınının başlamasının üzerinden uzunca zaman geçtiği, bu durumun davacı tarafından bilindiği göz önüne alındığında davacının 14.03.2022 tarihli talebinin 2022/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin karşılıklı olarak feshine dair talebinin idarece reddinin hukuka uygun olduğu, 15.04.2024 tarihinde yürürlüğe giren Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun “Ek fiyat farkı veya sözleşmelerin feshi” başlıklı geçici 6’ncı maddesi'nde "1.1.20 22... .3.2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) iş programına göre gerçekleştirilemeyen iş miktarı için" süre uzatımı verilebileceği belirtildiği, ancak yüklenici tarafından idareye sunulan bir iş programı bulunmadığı, ayrıca yukarıda yer verilen 4735 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarında, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen ihtar süresinin bitimi (18.04.2024) tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilmiş sayıldığı, bununla birlikte kanun koyucu tarafından söz konusu düzenlemede idareye takdir yetkisi tanındığı dikkate alındığında, süre uzatımı verilmesi yönündeki 21.04.2022 tarihli yüklenici talebinin reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, davalı idare yetkililerince 19.04.2024 tarihinde yerinde yapılan denetim sonucunda yer tesliminden bu yana 21.03.2022 tarihinde ihtarnamede belirtilen işlerle ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı tespit edilerek durumun tutanak altına alındığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin " İş programı" başlıklı 17. maddesinde, "Yüklenici, yer tesliminin yapıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde, idarece verilen örneklere, sözleşmedeki ödeme şartlarına ve imalatların niteliği, teknik özelliği ve yapım sürelerine uygun bir iş programını hazırlayarak, onaylanmak üzere idareye teslim edecektir" düzenlemesinin yer aldığı, her ne kadar idarenin sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek işlere ilişkin olarak yükleniciye talimat yoluyla iş yaptırması; hangi işin ne süre içerisinde gerçekleştirileceğinin tespitine yönelik sınırsız bir takdir yetkisi bulunmamakta ise de; yüklenici tarafından hazırlanarak idareye sunulması gereken iş programının bulunmaması, yüklenicinin 14.03.2022 tarihli yazısıyla işi tamamlayamayacağı yönündeki beyanı ile bu nedenle sözleşmenin karşılıklı feshini talep etmesi; idarece yer tesliminden sonra işin görüleceği sahada tutulan ve yüklenicinin de imzası bulunan tutanaklarda ilerlemenin olmadığının görülmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, idare ile yüklenici arasında akdedilen 16.02.2022 tarihli sözleşmenin feshinin sonucu itibariyle hukuka uygun olduğu ve yüklenici tarafından verilen teminatların gelir kaydedilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; iş programının dosya kapsamında mevcut olduğunu, yer teslimi sonrası çalışmalara başladıklarını, yine günlük vaziyet raporlarından anlaşılacağı üzere 14.03.2022'den sonra da çalışmalarına devam ettiklerini, davalı idarenin talep ettiği 07.03.2022 tarihli ve 11.03.2022 tarihlerindeki yazısında belirttiği işlere başlandığını, hava şartlarının çalışmalara elverişli olmaması nedeniyle beklemek zorunda kaldıklarını, 07.03.2022 tarihli yazıda belirtilen bir kısım işe de aşırı kar birikimi nedeniyle başlanamadığını, feshe gerekçe gösterilen 4735 sayılı Kanunun 25. maddesine aykırı davranıldığı iddiasını kabul etmediklerini, idarece düzenlenen durum tespit tutanağının usule aykırı düzenlendiğini, davacıların hava koşullarının düzelmesi ile kalan 220 günde işleri rahat bir şekilde tamamlayabilecek ekipman ve kadroya sahip olduğunu, doğrudan fesih yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespiti ile irat kaydedilen teminatın iadesi ve haksız fesihten ... tazminatın tahsili talebine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.