Danıştay 8. Daire, kaynak suyu sözleşmesi imzalamayan şirkete gönderilen yeraltı suyu kullanım bedeli talepli ihtarnamenin kesin idari işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle açılan iptal davasını reddeden kararı onadı.
Özet: Davacı şirketin, yeraltı suyu kiralama sözleşmesi imzalamadığı ve ticari amaçlı su satışı nedeniyle oluşan kamu alacağının ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağına dair gönderilen ihtarnamenin iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin ihtarnamenin hukuki alemde değişiklik yaratmayan, kesin ve yürütülebilir nitelikte bir idari işlem olmadığı gerekçesiyle davayı incelenmeksizin reddetmesi üzerine, Danıştay, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek davacının temyiz istemini reddedip bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/2630Karar No : 2025/6289 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... İstihsali ve Meşrubat Pazarlama Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirketin, kaynak suyu kiralama sözleşmesi imzalamak için yapılan davete icabet etmediği yeraltı suyu işletme sahası içerisinde olması nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğünden ticari amaçlı su satışı yapmak üzere aldığı üretim izin belgesi üzerinden 10/05/2017 tarihi dikkate alınarak kamu alacağı oluşturulduğundan bahisle ihtarnamede yazılı 2.250.612,32-TL'nin son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde tahsili için yasal yollara başvurulacağına dair İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihtarnamede yazılı 2.250.612,32-TL'nin son ödeme tarihine kadar ödenmemesi halinde tahsili için yasal yollara başvurulacağının ifade edildiğinin görüldüğü, davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde de bu işlem dışında, kaynak ve yer altı suyu izinsiz işletme bedelinin ilgili mevzuatı uyarınca tahsiline yönelik ayrıca işlem tesis edileceği yönünde beyanda bulunulduğu dikkate alındığında, dava konusu yazı ve ekindeki ihtarnamenin, ön bildirim niteliğinde bir işlem olduğu, dolayısıyla hukuk aleminde değişiklik yaratmayan, bir başka deyişle idari davaya konu edilebilen kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin idari anlamda kesin olduğu, diğer yandan, gönderilen belgenin fatura tarihi, dönem, son ödeme tarihi ve miktar içerdiği, borç tahakkuk ettirilerek sisteme kaydedildiği ve şube müdürlüklerinden de ödenebileceğinin bildirildiği, gönderilen yazının ecrimisil ihbarnamesinden farkının adının bu şekilde nitelenmesi olduğu, 6183 sayılı Kanun'un uygulanması için açık kanuni düzenleme olmadığı sürece adli yargıda icra ve dava yolu ile alacağını tahsil etme yoluna gidileceğinin tartışmasız olduğu, idarenin bir işlem tesis eder iken bu yolu hatırlatmasının işlemin kesin ve yürütülebilir olma özelliğini değiştirmediği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.