Danıştay 8. Daire, korucu görevinin sona erdirilmesi işlemine karşı açılan davada süre aşımı ve tebligat iddialarının reddiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Danıştay, köy korucusu olarak görevine son verilen davacının, tebligat usulüne uygun yapılmadığı iddialarıyla açtığı iptal davasının süre aşımı nedeniyle reddi kararını onamış; davacının yedi yıl boyunca maaş almamasına rağmen görevine son verildiğinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kadar uzun bir süre sonra yapılan tebligat talebi üzerine açılan davanın süresinde olmadığı ve 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin kararlarını hukuka uygun bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/2570Karar No : 2025/6282 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde ... olarak görev yapan davacının görevine son verilmesine ilişkin 23/06/2016 tarihli Hakkari Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin davacıya tebliğ edilmediği, davacının 07/09/2023 tarihli başvurusu üzerine tebliğ edildiği görülmekte ise de, işlemin 23/06/2016 tarihli olduğu dikkate alındığında, yaklaşık 7 yıldır koruculuk yapmayan davacının görevine son verildiğinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kamu personellerinin maaş ödemelerinin aylık periyotlar halinde düzenli ve her ayın 15. günü yapıldığı da göz önünde bulundurulduğunda, davacının görev yaptığı süre boyunca her ay düzenli olarak aldığı maaşının görevine son verilmesi nedeniyle ödenmeyeceği, davacının da görevine son verilmesine ilişkin işlemden en geç maaş ödemesi yapılmaması durumunda haberdar olacağı kanaatine varıldığından, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihin üzerinden 7 yıldan uzun bir zaman dilimi geçtikten sonra işlemin tebliğ edilmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından idareye yapılan başvurunun yalnızca dava konusu edilen göreve son verme işleminin tarafına tebliğ edilmesi mahiyetinde olduğu, dava dilekçesinde de yalnızca görevine son verilmesine ilişkin işlemin tarih ve sayısı yazılarak iptalinin talep edildiği görüldüğünden, bakılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında göreve yeniden başlatılma talebiyle yapılmış bir başvuru üzerine süresinde açılmış bir iptal davası olarak görülmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında yürütülen ceza kovuşturması sonucunda beraat etmesi nedeniyle hukuki durumunda bir değişiklik meydana geldiği, bu nedenle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, idare tarafından usulüne uygun tebligat yapılmayarak adil yargılanma ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiği, bu kararın ne zaman öğrenildiğinin dosya kapsamında belli olmadığı, temyize konu kararın Tebligat Kanunu'nu işlevsiz hale getirdiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.