Yargıtay 6. Hukuk Dairesi imtiyaz sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağı davasında idari yargının görevli olduğuna hükmeden yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Davacı, davalı ile imzaladığı katı atık taşıma imtiyaz sözleşmesinde öngörülen yıllık fiyat güncellemelerinin yapılmaması nedeniyle oluşan alacağını talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğini belirterek davayı usulden reddetmiştir; temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme ise davacının emsal yargı kararlarına yönelik itirazlarına rağmen, bölge adliye mahkemesinin bu yöndeki kararını usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/214 E., 2025/450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/446 E., 2024/103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 23.12.2013 tarihinde İmtiyaz Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalıdan taşınan katı atık ve kül tonajı başına ücret aldığını, taşıma tarifesi ve fiyat güncelleme usulünün ise sözleşmenin 4.3. maddesinde düzenlendiğini, aynı maddede ödenecek bedellerin 2012 yılından sonraki her yıl için yıllık ÜFE ve TÜFE oranlarının ortalaması alınarak oluşturulacak artış oranına göre belirleneceğini ve tespit edilmiş olan bu hizmetlerin bedelinin aylık olarak yükleniciye ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak 2012 yılından sonraki her yıl için yapılması gereken ilgili fiyat artışlarının yapılmadığını, müvekkili şirketin her yıl değişen fiyat farkının ödenmesi için başvuruda bulunduğunu, ancak taleplerinin reddedildiğini beyan ederek fiyat farkı alacağına istinaden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 8.038.420,97 TL bakiye alacaklarının, alacağı oluşturan her bir hakediş ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticarî avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeni ile kamunun zararına sebebiyet verdiğini, bu zararın ve davacı şirketten sözleşme kapsamında uygulanan cezalar ve işçilere ödenen işçilik alacakları kapsamında rücuya esas ödemelerin takas ve mahsubunu talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24/1-f maddesi gereğince imtiyaz sözleşmesinden kaynaklanan iş bu davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; emsal nitelikteki Yargıtay kararında, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olarak belirlendiğini, somut uyuşmazlıkta sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümünde adli yargı kolunun görevli olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, imtiyaz sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağı istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.