Kooperatif üyesinin aidat borcundan sorumluluğu, peşin ödemeli ortaklık durumu, inşaat finansman ve genel gider ayrımı konularında Yargıtayın ısrarlı bozma kararları.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatifin üyesi olan davalıdan ödenmemiş aidat borcunu tahsil etmek üzere açtığı itirazın iptali davasını incelemektedir. Davalı, kooperatifin yüklenicisinden peşin ödemeli olarak taşınmaz edindiğini ve 30.06.2000 tarihli genel kurul kararı uyarınca "B tipi üye" statüsünde olup, inşaat finansman giderlerinden değil, yalnızca genel ve altyapı giderlerinden sorumlu olması gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin davalıyı tüm aidatlardan sorumlu tutması üzerine Yargıtay, davalının peşin ödemeli ortaklık durumunu ve genel kurul kararının geçerliliğini tekrar incelemesi gerektiğini belirterek davayı üç kez bozmuştur. Son bozma kararında Yargıtay, davalının "B tipi (peşin bedelli) ortak" olduğunu açıkça saptayarak, kooperatifin kendisinden inşaat finansman gideri talep edemeyeceğine, sadece genel ve altyapı giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğine hükmetmiş, ilk derece mahkemesi de bu bağlayıcı karara uyarak davalının sorumluluğunu yeniden belirlemiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/330 E., 2025/458 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalının kooperatife olan birikmiş borcunun ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibine geçildiğini, haksız itiraz üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin 18.04.2004 tarihinde davacı kooperatifin yüklenicisi olan dava dışı şirketten 12.000,00 TL peşin bedelle söz konusu taşınmazı satın aldığını 30.06.2000 tarihli genel kurul kararına göre müvekkillinin kooperatifin B tipi üyesi olduğunu dolayısıyla da kot farkı dışında aidat talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli kararıyla; davalının kooperatif üyesi olduğu bu durumda üyelik aidatlarını ödemesi gerektiği, 1163 sayılı Kanun'un 42/a maddesi gereğince kooperatife ait taşınmaz alım ve satımında tek ve en üst yetkili organının kooperatif genel kurulu olduğu, genel kurul kararı olmadan kooperatife ait bir markanın satılması ya da iş karşılığı verilmesinin mümkün olmadığı, yönetim kurulunun bu konuda yetkisinin bulunmadığı, yönetim kurulunda genel kurulca yetki verilse dahi geçersiz kabul edileceği bu itibarla davalının kooperatife 8.400,00 TL aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.03.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarihli ilamıyla, uzman bilirkişilerden rapor alınarak ve kooperatif kayıtları da incelenerek, yüklenici Ali Yazar’ın kaç hisse devrettiği ve bunun karşılığında ne kadar iş yaptığı, açık şekilde ortaya çıkarıldıktan sonra, davalının savunmasını dayandırdığı genel kurul kararının iptal edilmediği de göz önünde bulundurularak, davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.3. Mahkemenin 18.01.2022 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu ve ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde ...ın yaptığı satışların karşılığı kadar hakedişinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının peşin ödemeli ortak olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle bozma öncesi gibi davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline takibin 8.400.00 TL üzerinden devamına, icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 19.09.2023 tarihli ilamıyla, bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmeden karar verildiği, davalının savunmasını dayandırdığı 30.06.2000 genel kurul kararının iptal edilmediği ve emsal dosyalar da göz önünde bulundurularak, davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.3. Mahkemenin 01.10.2024 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak, bilirkişi raporu ve ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde ...ın yaptığı satışların karşılığı kadar hakedişinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının peşin ödemeli ortak olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle bozma öncesi gibi davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline takibin 8.400,00 TL üzerinden devamına, icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir. C. Üçüncü Bozma Kararı1. Mahkemenin 01.10.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 15.01.2025 tarihli ilamıyla, Mahkemece, davalının B tipi (peşin bedelli) ortak olduğu ve davacı kooperatifin inşaat finansman gideri talep edemeyeceği, talep edilen miktar içerisinde genel gider alacağı var ise genel giderlerin talep edebileceği göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın üçüncü kez bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, kooperatif kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonunda, davalının inşaat finansman giderlerinden sorumlu olmayıp sadece genel giderler ve altyapı giderlerinden sorumlu tutulması halinde davalının payına isabet eden genel gider tutarının 113,40 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sahte genel kurul kararının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, yüklenici ...ın bir çok kişiyi üye kaydettiği, kooperatifi zarara uğrattığı, davalının peşin bedelli üye olmadığını, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.