Yargıtay 10. Ceza Dairesinden uyuşturucu madde ticareti davalarında zamanaşımıyla düşme, mahkûmiyet onaması ve etkin pişmanlık nedeniyle bozma kararları.
Özet: Yüksek mahkeme, bazı sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini yasalara uygun bularak onarken; bir sanık hakkında, suçu ortaya çıkarmaya hizmet eden kendi beyanlarına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle mahkûmiyet kararını bozmuştur; ayrıca, başlangıçta uyuşturucu ticareti suçundan beraat eden ancak yargılama sonunda suç delillerini gizleme eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan diğer bir sanığın davasını ise ilgili suç için belirlenen yasal zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşürme kararı almıştır.
10. Ceza Dairesi         2020/13964 E.  ,  2026/5160 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/338 E., 2019/94 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet;
: 2. Beraat;
: 2. Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama
: 2. Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına göre; aşamalarda atılı suçu kabul etmeyen sanığın savunmalarının aksine, ele geçirilen maddenin kendisine ait olduğunu gösterir delil bulunmadığı, yapılan fiziki gözlemde diğer sanık ...'un polisleri görmesi üzerine içinde uyuşturucu bulunan poşeti sanık ...'a verdiği ve ...'ın da poşeti ağaçlık alana attığının görüldüğü, sanık ...'un beyanlarında uyuşturucu maddenin sadece kendisine ait olduğunu beyan ettiği göz önüne alındığında, sanık ...'ın sabit olan fiilinin "suç delillerini gizleme" suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;
Sanığın "suç delillerini gizleme" suçunu oluşturan eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 281/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 67/1. maddesinin (d) bendi ve 67/4. maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.10.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 03.05.2011 olan suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Karabük 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, hükümlerin ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde kolluk kuvvetlerinin sanık ...'ın da içinde bulunduğu aracı durdurdukları, aracın arka koltuğu üzerinde suç konusunun ele geçirildiği, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulan temyiz dışı sanık ...'ın esrarın kendisine ait olduğunu ve beyan ettiği tüm aşamalarda esrarı tanımadığı birisinden satın aldığını ve diğer sanıkların bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulan temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'in tüm aşamalarda ele geçen esrardan haberdar olmadıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla, kendisinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın suç konusu esrarı temin ettiğine ilişkin soyut iletişim tespiti tutanakları dışında delil bulunmadığı aşamada sanık ...'ın müdafii huzurunda vermiş olduğu kolluk ifadesi neticesinde iletişim tespit tutanaklarının işlenen suçu ortaya çıkaracak niteliğe geldiği anlaşılmakla kendi beyanı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesi gereğince
etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,
D. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Olay tarihinde sanığın uyuşturucu satmaya çalıştığı yönünde alınan ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından çalışma başlatıldığı, ihbara konu yere gidildiğinde sanığın esrar bulunan poşeti uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında beraat kararı verilen sanık ...'a verdiğinin ve sanık ...'ın araçtan dışarı attığının görüldüğü, esrar paketleri üzerinde yapılan incelemede de sanık ...'a ait çok sayıda parmak izinin tespit edildiği olayda; sanık savunması, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimi, paketlenme biçimi, oluş ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.