İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görülen, araç bakım onarım faturalarından kaynaklı icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin ret kararına karşı davacının istinaf başvurusu.
Özet: Bir araç bakım ve onarım firması olan davacı, davalıya ait olduğu ileri sürülen araçların bakım bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının araçların üçüncü bir şirkete kiralandığını ve borcun kendisine ait olmadığını iddia etmesine karşılık, ilk derece mahkemesi davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddederken, davacı ise mahkemenin ticari defterleri ve bilirkişi raporunu yeterince incelemeden eksik hüküm kurduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2691
KARAR NO : 2026/2180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2025
NUMARASI : 2024/424 E - 2025/377 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 08/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin ,davalıya ait araçların bakım ve onarımını yaptığını, bu işlemle ilgili faturaların ödenmediği için İstanbul 22.İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı takip başlattığını,davalı- borçlunun bu takibe, zamanaşımı, borca, yetkiye ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun zamanaşımı itirazının haksız olduğunu, genel zamanaşımının 10 yıl olduğunu, müvekkilinin davalının kullanmakta olduğu dilekçede plakaları yazılı araçlarla ilgili olarak düzenlenen faturalar bulunduğunu, bakım ve onarım yaptığını, borçlu davalı şirketin 146.547,29 TL tutan bu bakım ve onarım giderlerinin yalnızca Sigorta kurumlarınca ödenen 68.888,61 TL kısmı ödenmiş olup, kalan kısmının ödenmediğini, davalı şirketin Sigorta şirketlerinden ... Sigorta dan tahsil ettiği 4.809.67 TL onarım parasını da müvekkili şirkete ödemediğini, böylece ödenmeyen borcu cari hesabında 24.12.2021 tarihi itibari ile 81.814,15 TL olduğunu, davalı borçlunun TTK 21.maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bu faturalara itirazının bulunmadığını, bu nedenle borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, kaldı ki müvekkili şirketin bu alacağının tahsil için davalıya 19.Ocak 2021 tarihinde Beyoğlu 59 Noterliğinden ... Yevmiye nolu ihtarname göndererek ödenmeyen bakiye 61.570,68 TL alacağının 3 gün içinde tarafına ödenmesini talep ettiğini aksi taktirde hakkında İcra takibi başlatacağını ihtar ettiğini, davalının bu ihtarnameye de cevap vermediği gibi ödemede yapmadığını,müvekkili şirketin ticari etik gereği alacağına rağmen borçlu şirketin 2 aracının bakımı onarımını yaptığını, ihtardan sonraki bu onarımlara ilişkin faturaların... Plakalı aracına 25.03.2021 tarihinde ... fatura, ... Plakalı aracına 22.04.2021 tarihinde ... fatura, ... Plakalı aracına 09.06.2021 tarihinde ... fatura, ... Plakalı aracına 28.06.2021 tarihinde ... fatura olup borçlu şirketin bu faturalara da itirazının bulunmadığını bildirerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına haksız itirazı nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafın müvekkil şirketin kullanımında olduğu iddiasıyla bakım ve onarımının yapıldığından bahisle fatura alacağı olan 81.814,15-TL'nin tazminini talep ettiğini, söz konusu araçların müvekkili şirketin kullanımında olmayıp dava dışı ....Ltd.Şti.' ye uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, sözleşme uyarınca da araç kiralayanın; araçları kullandıracağı kişileri özenle seçme, araçları özenle kullanma, yalnızca sigortalı çalışanlarına kullandırma, araçların periyodik bakımlarına riayet etme, kira borçlarını ödemekle yükümlü olduğunu, hal böyle iken söz konusu fatura borçlarından sorumlu kişinin ....Ltd.Şti. olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilecek olursa dahi davacı tarafından talep edilen ... plaka sayılı aracın müvekkil şirkete ait olmayıp 03.06.2020 tarihli ... numaralı ve 04.06.2020 tarihli ... numaralı faturalardan herhangi bir sorumluluğun söz konusu olmadığını, ayrıca davacı tarafından ... plaka sayılı araca ilişkin düzenlenen 24.11.2020 tarihli ... numaralı, 25.03.2021 tarihli ... numaralı ve 22.04.2021 tarihinli ... numaralı faturalar yönünden de müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, faturalara konu aracın 2021 yılında satışının yapıldığını, aracın müvekkil şirkete ait olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş bir sözleşme olmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını bildirerek davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle " davanın reddine " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu ;
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, ticari defterlerin ibraz edilmemesi durumunda, davanın reddine hemen karar vermeyip, uyuşmazlığın aydınlatılması için eksiksiz bir inceleme yapmakla yükümlü olduğu, Mahkemece bunun yapılmamış, eksik inceleme ile haksız ve hukuka aykırı bir karar verilmiş olduğu, verilen hizmetin tespiti amacıyla yaptırılan Bilirkişi incelemesinde ticari alacaklar ve borçlar değerlendirilmiş, üstelik borcunu inkar eden Davalı tarafın defterlerinde faturaların kayıtlı olduğunun, dolayısıyla hizmet aldığının kabulü yönünden değerlendirmesi ve tespiti yapılmışken, bilirkişi incelemesi kapsamını aşarak tek taraflı defter incelemesi ile "davalı defterlerinde fatura bedellerinin ödendiğinin, davacıya borcunun bulunmadığının kayıtlı olduğu, davacı tarafça ticari defterleri sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında davalı tarafça fatura bedellerini ödediği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği bu nedenle davaya konu faturalar yönünden davalının davacıya borcunun bulunmadığı anlaşıldığından " denilerek davanın haksız şekilde reddine karar verilememeyeceği,ayrıca, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği bakımından davanın aydınlatılması çerçevesinde tamamlayıcı yemin yaptırılması gerekirken bunun da yapılmamış olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan sayılı takip dosyasında, 116.071,60 TL Toplam alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
Mahkemece yargılamada mali müşavir ve Makina Mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 07/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Teknik Yönden; 1-dosya sunulan belgeler ve tarafların beyanlarından detayları raporumuzun A4 teknik inceleme sonucu bölümünde ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere,dava konusu araçların bakımlarının yapıldığının belge yönünden ispata muhtac olduğu ancak davalının beyanından bakımların inkar edilmediği ancak bakım masraflarının başkasına ait olduğunun iddia edildiği bu durumda bakım hizmetinin yapıldığının kabul edilmesi gerektiği 2- sözleşme ve imzalı teslim formlarının mevcut olmaması dolayısıyla muhatabının kim olduğu hususunda teknik olarak menfi yada müspet bir kanaate varılamadığı bu durumda mali defterlerdeki kayıtlı faturaların incelenmesinin önem arz ettiği ve kuşkusuz faturaların mali defterde kayıtlı olmasının davacı açısından alacak mevcudiyeti için yeterli olup olmadığının kabulünün, raporun mali inceleme tespitlerine göre sayın mahkemenin hukuki takdir yetkisi içinde olduğu, Mali Yönden; 1-Davalı 2020-2021 yılları ticari defterlerinin e- defter olduğu, e- defterlerin açılış ve kapanış tasdiki yerine geçen Ocak ve Aralık ayları elektronik defter beratlarının TTK 64/3 maddesine göre kanuni süresi içinde oluşturulup imzalandığı, Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterlerine ait noter açılış tasdiklerinin kanuni süresi içinde yaptırıldığı, ilgili yıllar ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil edebileceği görülmüş olup, takdirin Mahkemeye ait olduğu, 2-Davacının inceleme günü hazır olmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, ticari defter ve hesap incelemesinin yapılamadığı, 3- Dava dilekçesinde bahsedilen Beyoğlu 59.Noterliğinin 19 Ocak 2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesine dosya içinde rastlanmadığı, 4-Davaya konu faturaların ve ödemelerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 5-Davalı ticari defterlerinde davacıya borç/alacağın bulunmadığı, 6-... plakalı aracın davalı ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı, diğer plakaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından ... plakalı araç için düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 7-... plakalı aracın 19/01/2021 tarihinde satışının yapıldığı, satışın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; satış sonrasında düzenlenen iki adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 8-Dava dilekçesinde bahsedilen ... Sigorta’dan davalı tarafından tahsil edilen 4.809,67 TL tutarındaki sigorta ödemesine davalı ticari defterlerinde rastlanmadığı " şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davanın her iki tarafının da dilekçelerinde "ticari defterler"e delil olarak dayandıkları anlaşılmıştır.
Davacı ticari defter ve belgelerini sunmamış olup,davalının sunulan ticari defterleri bilirkişi incelemesine tabi tutulmuştur. Bilirkişi raporu ile ,davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, takip konusu faturaların davalı yanca benimsenerek ticari defterine kaydedildiği, davalı faturaya konu tamir hizmetini almadığını savunmuş ise de; faturaların davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olmasının davalının bu faturaların içeriği hizmeti aldığına dair karine oluşturduğu, karinenin aksinin ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, davalının hizmeti almadığı savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
... plakalı aracın 19/01/2021 tarihinde satışının yapıldığı, satışın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; satış sonrasında düzenlenen iki adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda ,taraflar arasında davalıya ait olduğu tesbit edilen bir kısım araçların tamir ve bakımı ile ilgili olarak eser sözleşmesi kurulduğu ispatlanmıştır.
Bilirkişi kurulunca, davalının ticari defterlerinde fatura bedellerinin davalı tarafından davacıya ödendiğinin kayıtlı olduğu beyan edilmiştir.Davacı tamir ve bakım borcunun ödenmediğini iddia etmektedir. Ödeme konusunda ispat yükü davalıda bulunmaktadır.Bilirkişi raporunda ,mali inceleme kısmında ; davaya konu olmayan faturaların da mevcut olduğu, 2020-2021 yıllarında tüm faturaların nakit ve ... cari hesabından ödendiği, ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu,2020 yılında davacı alacağı olarak oluşan 45.488,20 TL'nin 31/12/2020 tarih 2191 yevmiye kaydında ... Hesabından ödendiği, 31/12/2020 tarih ... yevmiye numaralı kapanış kaydında davacı borç/alacağına rastlanmadığı,2021 yılında davacı alacağı olarak oluşan 16.150,99 TL'nin 31/12/2021 tarih ... yevmiye kaydında ... Cari Hesabından ödendiği, 31/12/2021 tarih ... yevmiye numaralı kapanış kaydında davacı borç/alacağına rastlanmadığı şeklinde tesbitler yapılmıştır.Bu sebeple,takip konusu faturalar yönünden ödeme hususunun ispatlandığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Tamamlayıcı yemin yönünden ; HUMK'da hakime tamamlayıcı yemin ettirme yetkisi verilirken, HMK'da tarafa hakimin resen yemin ettireceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından,diğer yandan ödeme hususu ispatlandığından ve davacı taraf açıkça yemin deliline dayanmadığından yemin delilinin kullandırılmamasında da usule aykırılık bulunmamaktadır.
Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/09/2026