Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, imar planı itirazının süre aşımıyla reddi davasında Anayasa ve AİHS kapsamında mahkemeye erişim hakkını değerlendiriyor.
Özet: Davacıya ait taşınmazı kapsayan imar planına yapılan itirazın zımni ret ile reddedilmesi üzerine açılan davanın, ilk derece ve bölge idare mahkemelerince süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin ısrar kararının, Anayasanın hak arama hürriyeti ve devletin kanun yolları ile süreleri bildirme yükümlülüğü maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin mahkemeye erişim hakkı ilkelerine aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla bozulması talep edilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2025/109Karar No : 2025/1128 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ: Av....2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait Sakarya ili, Erenler ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Erenler Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen ve Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarih ve... sayılı kararıyla onaylanan Erenler ilçesi, ... Mahallesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına karşı davacı tarafından askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Erenler Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K...sayılı kararıyla; dava konusu Erenler ilçesi, ... Mahallesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 16/07/2021-14/08/2021 tarihleri arasında askıda ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içerisinde 13/08/2021 tarihinde yapılan itirazın ... tarih ve ... sayılı Erenler Belediye Meclisi kararı ile reddine karar verildiği, bu kararın ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya bildirilmesi üzerine, taşınmaz üzerinde belirlenen yol ve yeşil alanın parselde büyük kayıplara sebep olduğu ileri sürülerek anılan planın iptali istemiyle 07/12/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde yapılan itiraza son ilan tarihi olan 14/08/2021 tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde cevap verilmemesi nedeniyle 13/09/2021 tarihinde zımni ret işleminin gerçekleştiği, buna göre davacı tarafından 13/09/2021 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde ve en son 12/11/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 07/12/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:2022/3268, K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 18/04/2024 tarih ve E:2023/2852, K:2024/2366 sayılı kararıyla; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğunun ifade edildiği, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verildiği, "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralının yer aldığı, bu ek fıkranın gerekçesinde ise; "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklamasının yapıldığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 1.fıkrasında; "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralının yer aldığı,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşme'nin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, yine aynı Kanun'un “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmünün getirildiği,3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu, kesinleşen imar planlarının bir kopyasının, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderileceği hükümlerine yer verildiği,Esasen, 2577 sayılı Kanun'da yer alan kuralların idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallar olduğu, yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Kanun'un 10, 11, 12 ve 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yollarının bulunduğu, bu kapsamda yapılacak başvuruların dava açma süresini etkilediği belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlattığı, İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesinin hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu,Anayasa'nın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanmasının amaçlandığı, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesinin, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmaması gerektiği, Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı Kanun'da açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesinin zorunlu olduğu, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanun değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresinin 30 gün olarak öngörüldüğü, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, idari mercii itiraz ve başvuru sürelerinin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlu olması nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerekmekte olup, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiği kabul edilen genel zımni ret süresinin 60 gün olarak uygulanması suretiyle dava açma süresinin hesaplanması gerektiği,Bakılan uyuşmazlıkta, davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresinin 60 gün olarak esas alınması sonucunda son askı tarihi olan 14/08/2021 tarihini takip eden 60 günlük sürenin bitiminden (13/10/2021 tarihinden) itibaren 60 gün içerisinde de dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresinin son gününün 13/12/2021 tarihi olduğu, 07/12/2021 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idari davaya konu olabilecek bir başvurunun, idari makamlarca zımnen reddinin yargı merciince kabul edilmesi halinde, zımnen redde ilişkin özel bir süre söz konusu olamayacağından, genel sürenin uygulanması gerektiği bu kapsamda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde belirlenen sürenin özel bir süre olmayıp genel süre niteliğinde olduğu, öte yandan Kanunların ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemiş ise Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe gireceği, 7331 sayılı Kanun'un 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, (2. maddesinin) aynı tarihte yürürlüğe girdiği, anılan Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanarak aleniyetinin sağlandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde 7331 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 30 gün olarak düzenlenen zımni ret süresinin Anayasa'nın 40. madde hükmü uyarınca bu hususun askı tutanağında açıklanmaması halinde, ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel zımni ret süresi olan 60 gün olarak uygulanmasının kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına ve sonu belli olmayan bir sürece neden olacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı belirtilerek temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idarelerden Erenler Belediyesi tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmuş olup, diğer davalı idare Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 18/04/2024 tarih ve E:2023/2852, K:2024/2366 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.