Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin elektrik tüketim borcu davasında, abone sözleşmesi imza itirazı ve fiili kullanıcı araştırması eksikliği nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir elektrik şirketinin işyeri tüketim bedeli alacağı davasında, ilk derece mahkemesinin davalıyı sorumlu tutan kararının, davalının abonelik sözleşmesi imzalamadığı ve fiili kullanıcı olmadığı iddialarının yeterince araştırılmaması üzerine bölge adliye mahkemesince daha önce kaldırılmasını ve dosyanın imza incelemesi ile fiili kullanım tespiti için geri gönderilmesini takiben, ilk derece mahkemesinde yapılan tahkikat işlemlerini ve imza raporunu ele almaktadır.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ..KARAR NO :..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP :..İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : ..NUMARASI : İHTİYATİ HACİZTALEP EDEN :.. VEKİLİ : AV...KARŞI TARAF :..MÜTEVEFFA :..DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ HACİZİSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : ..YAZIM TARİHİ : ..Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemize gelen dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili; davalının işyeri olarak kullandığı.. nolu sözleşme hesabında tahakkuk ettirilen tüketim bedeline ilişkin faturaları ödememesi üzerine, tüketim bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine.. Esas sayılı dosyası üzerinden gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV’si dahil olmak üzere toplam .. TL tutarlı takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, abone olan davalının elektrik tüketim bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek; elektrik tüketim bedellerinin toplamı olan .. TL’nin her bir faturanın vade tarihlerinden başlayacak gecikme cezası ve gecikme cezasını KDV’si ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkilinin, dava konusu adresteki dükkanı işyeri olarak ya da başka bir amaçla kullanmadığını, boş bıraktığını, .. nolu dükkanın bir süre maliki olduğunu, malik olduğu süre boyunca söz konusu taşınmazda ve diğer dükkanlarda bir süre şantiye elektriği kullandığını, elektrik dağıtım şirketi ile her hangi bir abonelik sözleşmesi imzalamadığını, bu nedenle abonelik sözleşmesi mevcutsa bunun temin edilerek sözleşmedeki imzanın müvekkile ait olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemenin..sayılı kararı ile; davalı abonenin, şantiye aboneliğinin tesis edildiği tesisat üzerinden elektriğin kullanıldığı ve bu sebeple davalıya dava ve takip konusu edilen.. dönemine ilişkin .. son ödeme tarihli .. TL tutarlı, .. tarihli/..dönemine ilişkin .. son ödeme tarihli .. TL tutarlı, .. dönemine ilişkin..son ödeme tarihli .. TL tutarlı, .. dönemine ilişkin.. son ödeme tarihli .. TL tutarlı, .. tarihl.. dönemine ilişkin.. son ödeme tarihli .. TL tutarlı, .. dönemine ilişkin ..son ödeme tarih.. tutarlı faturaların tahakkuk ettirildiği; alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının işbu faturalar dolayısıyla toplam .. TL borcu olduğu, gecikme zammının yani takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının .. ve bunun KDV'sinin ise .. TL olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının .. esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin ..sayılı ilamı ile; "...Davalı, yargılamanın başından itibaren davacı şirket ile bir abonelik sözleşmesi imzalamadığını iddia etmiş olup; mahkemece, davalının bu itirazı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Celp edilen kayıtlara göre, davacı ile davalı arasında tarih bilgisinin olmadığı bir sözleşme imzalanmıştır. O halde; mahkemece davalı asile isticvap davetiyesi çıkarılarak abone sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı yönünde beyanda bulunmak üzere ihtaratlı davetiye çıkarılması gerekmektedir. Davalının, sözleşmenin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir beyanda bulunması halinde, sözleşme üzerinde imza incelemesi yapılmalı, imzanın davalıya ait olmadığını anlaşılması halinde davalının faturaya konu adreste fiili kullanıcı olup olmadığı araştırılarak, fiil kullanıcı ise hangi dönemde fiili kullanıcı olduğu belirlenerek davalının abonelik üzerinden kullandığı elektrik tüketim miktarının tespiti ve davacı şirketin davalıdan talep edebileceği bedelin duraksamasız belirlenmesi, bu konuda uzman bilirkişiden, tahakkuk tarihinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre hesaplamayı da içeren denetime elverişli şekilde rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası Mahkemenin ilam başlığında belirtilen kararı ile; kaldırma ilamı gözetilerek, davacı elektrik perakende satış firmasının davalı ile akdettiğini iddia ettiği sözleşme sebebi ile yapılan tüketim bedellerinden abone veya fiili kullanıcı olarak sorumlu olup olmadığı noktasında tahkikat işlemlerine devam edilerek, davacının alacağın dayanağı olarak gösterdiği sözleşme altındaki imzanın davalıya aidiyeti noktasında alınan .. tarafından düzenlenen .. tarihli raporunda; inceleme konusu belgeler üzerinde .. adına atfen atılı bulunan imzalar ile .. mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu belgeler üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ..eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu nedenle davalının iddia edilen alacaktan abone sıfatıyla sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, davalının alacağa konu edilen elektrik tüketiminin yapıldığı adres olarak beyan edilen .. adresli iş yerinde vergi ve .. kaydının bulunmadığına dair ilgili resmi kurum cevapları da gözetilerek davalının alacağa konu iş yerinde fiili elektrik kullanıcısı da olmadığının anlaşıldığı, açılan davada davacının alacak iddiasından davalının sorumlu olmasını gerektirir bir delil bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine yönelik karar tesis edilmiştir. Davacı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayandığını, davalı adına kayıtlı .. numaralı sözleşme hesabı üzerinden tahakkuk eden elektrik tüketim bedellerinden abonenin sorumlu olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında davalı adına usulüne uygun bir abonelik tesisi bulunduğunu ve bu aboneliğin sonlandırılmadığını, dava konusu alacağın, davalı adına kayıtlı .. nolu sözleşme hesabı üzerinden tahakkuk eden elektrik tüketim bedellerine ilişkin olduğunu, Mahkemece imza incelemesi neticesinde imzanın davalıya ait olmadığı tespitine dayanarak sorumluluğun bertaraf edildiğini, oysa ki müvekkili şirket kayıtlarında davalı adına usulüne uygun bir abonelik tesisinin mevcut olduğunu ve bu aboneliğin de sonlandırılmadığını, emsal Yargıtay kararlarında aboneliğini iptal ettirmeyen davalının sözleşme gereği sorumlu olduğunun belirtildiğini ve davalının aboneliği iptal ettirmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını, Mahkemece yapılan davalının fiili kullanıcı olmadığı yönündeki tespitin de tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre, elektrik enerjisi tüketiminden doğan borçtan hem abone hem de fiili kullanıcının müteselsilen sorumlu olduğu hususunun göz ardı edildiğini, sadece imza incelemesi ve resmi kurum cevapları ile yetinilerek eksik araştırma yapıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.Dava, elektrik tüketim bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ilişkin verilen inceleme konusu kararın, davaya dayanak abonelik sözleşmesi altındaki imzanın davalı eli ürünü olmadığının ve aboneliğe konu yerde davalının fiili kullanıcı da olmadığının anlaşılmasına göre; dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle Dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu değerlendirilmekle usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;1-İstinaf incelemesine konu Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/09/2026 Başkan ÜyeÜye Katip . İş bu karar 10/09/2026 tarihinde yazılmıştır.